AFET RİSKLERİNE KARŞI KIRILGANLIĞIMIZ ARTIYOR

  • Eklenme Tarihi :10.02.2024 | 18:28
  • Muhabir :Haber Merkezi

AFET RİSKLERİNE KARŞI KIRILGANLIĞIMIZ ARTIYOR

Jeoloji Mühendisleri Odası Hatay İl Temsilcisi Rasim Can, 6 şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin 1. yıl dönümünde, afet risklerine karşı kırılganlığımızın artmaya devam ettiğini bildirdi. 

 

Can yaptığı yazıı açıklamasında, “06. 02.2023 tarihinde saat 4.17 de Mw: 7.8 büyüklüğünde, dışmerkez üssü Pazarcık olan bir deprem, yaklaşık 9 saat sonra Mw. 7.6 büyüklüğünde dış merkez üssü Ekinözü olan ikinci bir depremin ardından 20 Şubat 2023 tarihinde Hatay’ın Defne ilçesinde Mw: 6.4 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiştir. Birbirini izleyen bu büyük depremlerin üzerinden geçen bir yıl boyunca bölgede farklı büyüklerde 57.000’ni aşkın deprem meydana gelmiş, hala da meydana gelmeye devam etmektedir.” dedi.

DEPREM BÜYÜK BİR AFETE DÖNÜŞTÜ

Sonuçta doğal bir jeolojik olay olan depremin büyük bir afete dönüştüğünü belirten Can, “Arap levhasının milyonlarca yıldır kuzeye doğru hareket ederek Anadolu levhasını sıkıştırması sonucunda meydana gelen bu depremlerin oluşacağı gerek Odamızın gerekse diğer ilgili bilim insanları ve kurumların uyarıları ile çok önceden ortaya konulmuş olmasına rağmen merkezi ve yerel idareler bu uyarıları dikkate almamış, bu umursamazlıkla şehirler büyümüş, nüfus artmış ve sonuçta doğal bir jeolojik olay olan deprem büyük bir afete dönüşmüştür.”

ÖNLAMLARIN ALINMASI İSTENDİ

“Odamız, özellikle 2000 yılı ve sonrasında konun önemini gündeme getirmek amacıyla Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde farklı kentlerde, konferanslar, sempozyumlar ve çalıştaylar düzenlemiştir. 24 Ocak 2020 Mw.6.8 büyüklüğündeki Elazığ depreminden sonra “Fay Üzerine Oturan Kent Raporları” hazırlanarak Sayın Cumhurbaşkanı başta olmak üzere TBMM Başkanı, TBMM’de grubu bulunan tüm siyasi partilerin genel başkanları, ilgili bakanlar, milletvekilleri, valilikler ile belediye başkanlıklarına göndermiş, olası risklere dikkat çekilerek depreme ilişkin önlemlerin alınması acilen istenmiştir.”

HATAY RAPORUMUZDA HERŞEYİ BELİRTTİK

Doğu Anadolu fayı üzerinde oturan kentlerimize ilişkin olarak, raporlar yayınlanmış, acilen gerekli tedbirlerin alınması gerektiği kapsamlı bir şekilde ifade edilmiştir. Fay Üzerinde Yaşayan İllerimiz: Hatay raporumuzda, “Hatay kent merkezi (Antakya ve Defne) dahil Hassa, Kırıkhan, Reyhanlı, Dörtyol, Erzin ilçe merkezleri ile 25 mahallesi doğudan diri fay hatları veya zonlan üzerine oturmaktadır. Tarihsel dönemde çok sayıda yıkıcı depremle karşı karşıya kalan Hatay ilimizin deprem zararlarından etkilenmesinin önlenmesi amacıyla bir dizi çalışmayı acilen başlatması gerektiği” ifade edilerek, “Hatay`ın kent merkezi olan Antakya zemini alüvyon olan illerimizden biridir. Deprem dalgaları bu tür zeminler tarafından büyütülerek binalara iletilir.”

ACİLEN TEDBİR ALINMASI GEREKTİĞİ ENERİLDİ

“Zemin büyütmesi olarak tanımlanan bu durum bir deprem olduğu takdirde Antakya`nın kaya üzerinde yer alan illerden daha şiddetli olarak sarsılacağı, bunun sonucunda da hasar oranının fazla olacağı anlamına gelmektedir. Örneğin 2020 yılında yaşanan İzmir ve Sivrice depremleri, deprem merkezinden çok uzaklarda büyük hasarlar yaratmış, bunun ana nedeni olarak da düşük yapı kalitesinin yanı sıra zemin büyütmesi gösterilmiştir. Öte yandan yapılan araştırmalar büyük bir depremde Antakya`nın önemli bir kısmında sıvılaşma olaylarının da yaşanabileceğini göstermektedir. Belli büyüklüğe ulaşan depremlerde belli koşullara sahip zeminlerde meydana gelebilen sıvılaşma, zeminin üstündeki yapıları taşıyamamasına neden olmakta, yapılar yer sarsıntılarının bir sonucu olan bu olay nedeniyle de yapılar büyük hasar almaktadır” şeklinde Hatay’da meydana gelebilecek olası bir depremde yaşanabilecek yıkımın nedenleri hakkında ayrıntılı bilgiler aktarılarak acilen tedbir alınması önerilmiştir. Yine Osmaniye ilimiz içinde benzer öneriler dile getirilmiştir.”

TEK BİR TEDBİR DAHİ ALMADILAR

“Odamızın hazırladığı raporlar, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerden yaklaşık bir yıl önce yukarıda belirtilen yazılar ekinde dağıtımlı olarak ilgili tüm kişi ve kurumlara gönderilmesine rağmen ne merkezi idare, ne de yerel idareler tek bir tedbir almadıkları gibi ne Odamıza bir soru sormuş ne de halkı uyarma gereği de duymamışlardır.TBMM Deprem Zararlarını Azaltma Komisyonun Raporuna göre deprem 148.8 milyar dolar ekonomik kayba neden olmuştur.”

KATLİAM OLARAK DEĞERLENDİRİLMEKTEDİR

“Sonuç olarak, bir kısmı yukarıda belirtilen raporlar çerçevesinde konuya bakıldığında, gerek siyaseten sorumlu olan Sayın Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanı, TBMM Grubu bulunan tüm partilerin Genel Başkanları, bölge milletvekilleri ile idari sorumlu olan Bakanlar, Belediye Başkanları, Valiler ve ilgili genel müdürler yıllardır uyarılmasına rağmen bölge insanın depremlere hazırlanması, gerekli risk azaltma ve acil durum çalışmalarının yürütülmesi konusunda gerekli eylemleri hayata geçirmemişlerdir. Jeoloji Mühendisleri Odası uyarılara rağmen gerekli önlemlerin alınmaması sonucunda 53.537 insanımızın yaşamını yitirmesi, 107.000’ni aşkın vatandaşımızın yaralanmasını  Sorumsuzluk ve bunun sonucu yaşanan bir “Katliam olarak değerlendirmektedir”

İNSAN ODAKLI ve AFET DİREÇLİ KENTLER OLUŞTURULMALI

“Ülkemizde her yıl önemli kayıplara neden olan pek çok doğa olayının afete dönüşmesini önlemek için afet riski altındaki alanların sağlıklı ve güvenli yaşam alanları haline getirilmesi, yani “insan odaklı ve afet dirençli kentler ”in oluşturulması öncelikli ve acil bir ihtiyaçtır. 6 ve 20 Şubat 2023 tarihli depremlerden etkilenen 18 kentimizde, barınma sorununu çadır ve konteyner kentlerde karşılamak zorunda kalan ve yaşam mücadelesi veren 1,5 milyonu aşkın insanımız için öncelikle insanca yaşam koşulu ve barınma sorunun çözümü konusunda çalışmalar hızlandırılmadır.”

AKLIN VE BİLİMİN IŞIĞINI YANSITMAK TEMEL ANLAYIŞIZ OLMAYA DEVAM EDECEK

“Sonuç olarak, TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak bir kez daha ifade ediyoruz ki; Doğa olaylarının afete dönüşmesi "kader" değildir ve toplumsal acıların tekrar tekrar yaşanmaması bizim elimizdedir. Doğa kaynaklı olayların afete dönüşmemesi ve ülkemizde yaşanan acıların tekrarlanmaması için doğa ve teknoloji kaynaklı afet risklerine karşı “etkin bir mevzuat altyapısını, güçlü kurumsal yapılanmayı, afet güvenliğini önceleyen bir ekonomiyi, tedbirleri kararlılıkla uygulayan bir siyaseti ve afet farkındalığı yüksek bir toplumu” yaratmak ve bu yolda ilerlemek zorundayız.Üzerinde yaşadığımız yerkürede tanık olduğumuz gelişmelere, aklın ve bilimin ışığını yansıtmaya çalışmak temel anlayışımız olmaya devam edecektir.” dedi.