Kurum girişlerinde oluşan kalabalığın nedeni çoğu zaman personel sayısı değildir. İşlem başına geçen süre uzadıkça sıra büyür ve o sürenin önemli bir bölümü evrak aramak, yazıcıya uzanmak, kalem bulmak gibi küçük hareketlerde harcanır. Bu nedenle yoğun kullanılan bir danışma bankosu tasarlanırken sorulacak ilk soru nasıl görüneceği değil, bir işlemin kaç hareketle tamamlanacağıdır.
Bunu ölçmenin pratik bir yolu var. Bankoda çalışan kişiden tipik bir işlemi anlatmasını isteyin ve bu sırada kaç kez sandalyeden kalktığını, kaç kez gövdesini döndürdüğünü sayın. Üçten fazla dönüş varsa sorun kişide değil düzendedir. İyi kurgulanmış bir bankoda sık kullanılan her nesne oturur pozisyonda kol mesafesinde durur.
Oturan bir kişinin gövdesini döndürmeden ulaşabildiği alan yaklaşık 45 santimetrelik bir yarım dairedir. Hafif bir dönüşle bu mesafe 75 santimetreye çıkar. Klavye, telefon, kart okuyucu ve kaşe gibi her işlemde kullanılan araçlar birinci alanda durmalıdır. Yazıcı, kesme makinesi ve evrak kutusu ikinci alanda kalabilir. Günde birkaç kez kullanılan malzemeler için kalkmak sorun değildir, sorun her işlemde kalkmaktır.
Uzun bir bankoda iki ya da üç çalışma noktası açmak kapasiteyi artırır fakat bunu yaparken noktalar arasındaki mesafe yeterli tutulmazsa iki görüşme birbirine karışır. Vatandaş kendi işini anlatırken yanındaki konuşmayı duyar, bu da hem mahremiyeti hem konsantrasyonu zedeler. Çalışma noktaları arasında en az 140 santimetrelik mesafe bırakmak ya da tezgah üstünde alçak bir bölücü kullanmak bu karışmayı belirgin biçimde azaltır.
Sıra düzeni de bankonun formuyla ilgilidir. Düz bir bankonun önünde insanlar tezgaha paralel dizilir ve kimin sırada olduğu belirsizleşir. Bankonun uçlarında hafif bir açı ya da tek bir giriş yönü tanımlayan bir yerleşim, sıranın kendiliğinden tek hat halinde oluşmasını sağlar.
Nokta sayısını tahminle belirlemek yerine iki veriyle hesaplamak mümkündür. Yoğun saatte gelen kişi sayısını ve bir işlemin ortalama süresini ölçün. Saatte kırk kişinin geldiği ve her işlemin ortalama dört dakika sürdüğü bir noktada tek çalışan saatte on beş kişiye yetişir, yani sıra kaçınılmaz olarak büyür. Aynı hesap iki noktanın yeterli olduğunu gösterdiğinde banko uzunluğu da kendiliğinden belirlenir. Bu ölçüm ayrıca hangi işlemin süreyi uzattığını gösterir ve çözüm bazen ek personel değil evrak akışını değiştirmek olur.
Bir danışma bankosunda tipik olarak şu cihazlar bulunur ve her biri kablo taşır.
1. Bilgisayar kasası veya dizüstü dok istasyonu
2. Bir ya da iki ekran
3. Yazıcı ve tarayıcı
4. Sabit telefon
5. Kart okuyucu veya barkod okuyucu
6. Sıra numaratörü ve gerektiğinde çağrı ekranı
Bu cihazların kabloları tezgahın altında serbest bırakıldığında ayakla dolaşır, temizlik sırasında çekilir ve bağlantı kopar. Bankonun gövdesine yerleştirilen bir kablo kanalı, tezgah üzerinde kapaklı priz yuvası ve kasa için ayrılmış havalandırmalı bir bölme bu sorunların çoğunu baştan ortadan kaldırır. Bu detayların sonradan eklenmesi ise gövdeyi delmeyi gerektirir ve düzgün sonuç vermez.
Günde yüzlerce kişinin temas ettiği bir tezgah, on kişinin uğradığı bir karşılama masasıyla aynı malzemeyi kaldırmaz. Yoğun noktalarda tezgah yüzeyinin darbeye ve kimyasal temizliğe dayanıklı olması, ön panelin ayak temasına açık bölümünde ise değiştirilebilir bir süpürgelik bulunması ürünün beş yıl sonraki görüntüsünü belirler. Açık raf yerine kapaklı bölüm tercih etmek de görsel düzeni korur, çünkü ziyaretçinin gördüğü her açık raf zamanla dolar.
Kurum girişleri birbirinden farklıdır. Turnike konumu, güvenlik noktası, asansör yönü ve cephe camının genişliği bankonun boyunu ve yönünü doğrudan belirler. POLEN Mobilya danışma bankolarını bu nedenle proje bazlı ele alır. Mekan yerinde ölçülür, çalışma noktası sayısı ve cihaz düzeni birlikte planlanır, üretim İstanbul'da yapılır, montaj sahada tamamlanır. Tezgah yükseklikleri ve kablo çözümlerini yerinde görmek isteyenler İkitelli'deki MASKO Mobilyacılar Sitesi'nde bulunan showroomda inceleme yapabilir.