HEDEFİMİZ 500 BİN EV İŞÇİSİNİ ÖRGÜTLEMEK - Hatay Söz Gazetesi

HEDEFİMİZ 500 BİN EV İŞÇİSİNİ ÖRGÜTLEMEK

  • Eklenme Tarihi :04.08.2026 | 01:45
  • Muhabir :Haber Merkezi

HEDEFİMİZ 500 BİN EV İŞÇİSİNİ ÖRGÜTLEMEK

Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, Hizmet-İş Sendikası Hatay 2 No’lu Şube 1. Olağan Genel Kurulu’na katılarak, çalışma hayatı ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Genel Kurul’a Genel Başkan Mahmut Arslan’ın yanı sıra, Hizmet-İş Sendikamızın Genel Başkan Yardımcıları İdris Ersoy ve Celal Yıldız, Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yeşilyurt, Yayladağı Belediye Başkan Vekili Nuri Volkan Şerifoğlu, HAK-İŞ İl Başkanları, Hizmet-İş Sendikamızın Şube Başkanları, Hatay Büyükşehir Belediyesi ve iştiraklerinden Daire Başkanları, Üye Sendikalarımızın Genel Başkan Yardımcıları, il/bölge ve şube başkanları, Sivil Toplum Kuruluşlarının Temsilcileri, delegeler ve basın mensupları katıldı. 

“6 ŞUBAT’TA KAYBETTİĞİMİZ KARDEŞLERİMİZİ RAHMETLE ANIYORUZ” 

Genel Başkan Mahmut Arslan, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen ve Asrın Felaketi olarak adlandırılan depremlerde hayatını kaybedenleri rahmetle anarak, yaralananlara ve depremden etkilenenlere geçmiş olsun dileklerini iletti. Hatay’ın depremde en ağır kayıpları yaşayan şehirlerin başında geldiğini vurgulayan Arslan, “Bu büyük felakette hayatını kaybeden kardeşlerimizi rahmetle anıyor, yaralanan vatandaşlarımıza şifa diliyoruz. Vatanımızın birliği ve bütünlüğü uğruna hayatını kaybeden bütün şehitlerimize de Allah’tan rahmet diliyorum” dedi. 

Depremin hemen ardından HAK-İŞ olarak harekete geçtiğimizi belirten Arslan, ilk olarak bölgedeki şube başkanlarına ve üyelere ulaşmaya çalıştıklarını, ardından Başkanlar Kurulunu toplayarak yapılacak yardım ve dayanışma çalışmalarını planladıklarını söyledi. 

“DEPREM BÖLGESİNE MADDİ VE AYNİ KATKILAR SAĞLADIK”

HAK-İŞ olarak deprem bölgesinde maddi ve ayni yardımlar gerçekleştirdiklerini belirten Arslan, “Konfederasyonumuz ve sendikalarımızla birlikte deprem bölgesine yaklaşık 250 milyon liralık katkı sağlamaya çalıştık. Üyelerimizin acil ihtiyaçlarının karşılanmasından bölgeye yardım malzemelerinin ulaştırılmasına kadar her alanda büyük bir dayanışma ortaya koyduk” diye konuştu. Depremin ardından yalnızca acil ihtiyaçlara yönelik değil, kalıcı sosyal projeler de gerçekleştirdiklerini ifade eden Arslan, deprem bölgesinde kütüphane projesini hayata geçirdiklerini ve Kahramanmaraş’ta çalışanların çocukları için kreş yapılacağını söyledi. 

Arslan, Devletimizin, yerel yönetimlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve vatandaşlarımızın deprem bölgesinde tarihi bir dayanışma sergilediğini belirterek, “Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen belediyeler ve sivil toplum kuruluşları, Hatay’ın yeniden ayağa kaldırılması için büyük bir mücadele verdi. Ancak bu dayanışmanın ve yeniden inşa sürecinin asıl öznesi, burada yaşayan ve şehrine sahip çıkan Hataylı kardeşlerimizdir” dedi.

“PSİKOSOSYAL DESTEK PLATFORMUMUZLA DEPREMZEDELERİN YANINDA OLDUK”

Depremin yalnızca fiziki yıkıma değil, ağır psikolojik ve sosyal travmalara da yol açtığını belirten Genel Başkanımız Arslan, Hizmet-İş Sendikamız tarafından deprem bölgesindeki üyelerimiz için Psikososyal Destek Platformu kurulduğunu, alanında uzman psikologlar ve uzman ekiplerin üyeler ile doğrudan temas kurduğunu ifade etti.

Arslan, HAK-İŞ ve Hizmet-İş’in deprem sonrasında olduğu gibi bundan sonraki süreçte de bölgenin ve üyelerin yanında olmaya devam edeceğini vurguladı.

“ONURLU VE GÖNÜLLÜ GERİ DÖNÜŞÜ DESTEKLİYORUZ”

Hatay’ın Suriye’deki savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan insanlara kapılarını açtığını belirten Arslan, özellikle sınır şehirlerinin göçün sosyal ve ekonomik yükünü uzun yıllar taşıdığını söyledi. Suriyeli mültecilere yönelik düşmanlık oluşturulmaya çalışıldığını ifade eden Arslan, “Savaştan kaçan insanlara karşı husumet ve düşmanlık üretmek isteyenler oldu. Ancak Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu irade ve milletimizin vicdanlı yaklaşımı sayesinde bu propagandalara prim verilmedi” dedi.

Anadolu’nun tarih boyunca Balkanlar’dan Kafkasya’ya, Bosna’dan Kosova’ya kadar farklı coğrafyalardan göç alan güvenli bir liman olduğunu belirten Arslan, göçmenlere karşı insan onurunu esas alan bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğini kaydetti. Arslan, Suriyelilerin ülkelerine dönüşüyle ilgili olarak, “Suriyeli kardeşlerimizin kendi topraklarına onurlu ve gönüllü bir biçimde dönmelerini destekliyoruz. Türkiye’de hayat kurmuş ve toplumla bütünleşmiş olanların durumlarının da insan hakları ve hukuk çerçevesinde değerlendirilmesi gerekiyor” diye konuştu.

“ÇALIŞMA HAYATININ EN ÖNEMLİ SORUNU ÖRGÜTLENMENİN ÖNÜNDEKİ ENGELLERDİR”

Türkiye’de 17 milyonun üzerinde kayıtlı işçi bulunmasına rağmen 2,5 milyon işçinin sendikalı olduğunu belirten Arslan, çalışanların yaklaşık yüzde 87’sinin sendikal örgütlülüğün dışında kaldığına dikkat çekti. Sendikal yapının zayıflamasının çalışanların hak mücadelesini de olumsuz etkilediğini ifade eden Arslan, “Gücünüz varsa talepleriniz dikkate alınır. Gücünüz yoksa siz konuşursunuz, karşınızdakiler dinler ve geçer. Bu nedenle çalışma hayatındaki öncelikli meselemiz, örgütlenmenin önündeki engelleri kaldırarak daha güçlü bir sendikal yapı oluşturmaktır” dedi.

Özellikle özel sektörde sendikalı olan işçilerin işten çıkarılma tehdidiyle karşı karşıya kaldıklarını belirten Arslan, işçilerin, sendikalı olmak ile işlerini kaybetme korkusu arasında tercih yapmak zorunda bırakıldığını söyledi. HAK-İŞ’in taşeron işçilerin sendikal haklara ve kadroya kavuşması için uzun yıllar mücadele ettiğini hatırlatan Arslan, bu çalışmalar sonucunda belediyelerde ve diğer kamu kurumlarında yaklaşık 2 milyon çalışanın sendika ve toplu iş sözleşmesi hakkı elde ettiğini ifade etti.

“HEDEFİMİZ 500 BİN EV İŞÇİSİNİ ÖRGÜTLEMEK”

Türkiye’de 1 milyon 300 binden fazla ev işçisinin bulunduğunu belirten Arslan, bu çalışanların önemli bölümünün kayıt dışı, sigortasız ve İş Kanunu’nun korumasından yoksun şekilde çalıştırıldığını söyledi. Hizmet-İş Sendikamızın ev işçilerinin sendikal örgütlenmesi için büyük bir kampanya yürüttüğünü ifade eden Arslan, “Otobüs duraklarında, mahallelerde, muhtarlıklarda, evlerin kapılarında ve belediyelerin sosyal hizmet birimlerinde yürüttüğümüz çalışmalarla 145 bin ev işçisini sendikamıza kazandırdık. Hedefimiz 500 bin ev işçisini örgütlemektir” diye konuştu.

“VERGİ SİSTEMİ ÇALIŞANLARIN ÜCRETİNİ HER AY ERİTİYOR”

Çalışma hayatındaki en önemli sorunlardan birinin vergi dilimleri olduğunu belirten Arslan, ücretli çalışanların yılın ilk aylarından itibaren daha yüksek gelir vergisi dilimlerine girdiğini söyledi. 2002 yılında asgari ücretli bir çalışanın yaklaşık 17 ay sonra yüzde 20’lik vergi dilimine girdiğini, bugün ise işçilerin daha yılın beşinci ayında bu dilime ulaştığını ifade eden Arslan, “Ocak ayında alınan 100 lira, yıl sonuna gelindiğinde vergi kesintileri nedeniyle 70 veya 80 liraya düşüyor. İşçinin ücreti yıl içinde sürekli eriyor” dedi. Vergi sisteminin aile yapısını ve çalışanların yükümlülüklerini dikkate almadığını belirten Arslan, evli ve çocuklu çalışanlara yönelik vergi indirimleri uygulanması gerektiğini söyledi.

Refahın adil paylaşımında da ciddi sorunlar bulunduğunu ifade eden Arslan, Türkiye’nin kaynaklarının sorunları çözmeye yeterli olduğunu ancak bu kaynakların adil paylaşılmadığını söyledi. Depremin, savaşların ve göçün ülke ekonomisi üzerinde oluşturduğu maliyetlerin farkında olduklarını belirten Arslan, “Olmayan bir kaynağı istemiyoruz. Var olan kaynakların çalışanlarla, emekçilerle ve dar gelirlilerle adil bir biçimde paylaşılmasını istiyoruz” dedi.

“EMEKLİLİK SİSTEMİ ÇALIŞANI ZORUNLU OLARAK EMEKLİLİĞE İTİYOR" 

Emeklilik sistemindeki aylık hesaplama yöntemini eleştiren Genel Başkanımız Arslan, sistemde daha uzun süre kalan çalışanların daha düşük emekli aylığı alma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Bir yıl daha fazla çalışan kişinin emekli aylığının düşmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Arslan, “Sistemde daha fazla kalmayı tercih eden bir çalışanın aylığının artması gerekirken mevcut uygulama insanları istemedikleri hâlde emekli olmaya zorluyor. Emekli aylığı düşmesin diye genç yaşta işinden ayrılan çalışanlarımız bulunuyor” dedi.

Bu sorunun belediyelerin yanı sıra stratejik kamu kurumlarında da yaşandığını belirten Arslan, emeklilik sisteminin çalışma süresini teşvik edecek, çalışanların hak kaybını önleyecek ve yüksek enflasyonun oluşturduğu adaletsizliği giderecek şekilde yeniden düzenlenmesini istedi.

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNİ DESTEKLİYORUZ”

Türkiye’nin önemli bir dönüm noktasında bulunduğunu belirten Arslan, Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda atılan adımları desteklediklerini söyledi. HAK-İŞ’in 2013 yılındaki çözüm sürecinde de aktif rol aldığını hatırlatan Arslan, Akil İnsanlar Heyeti kapsamında Doğu Anadolu Bölgesi’nde aylarca çalışma yürüttüklerini ifade etti. 

Terörün sona ermesi için yapılan girişimlerin geçmişte uluslararası güçler tarafından engellendiğini belirten Arslan, “Geçen yıldan itibaren Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda atılan adımları önemli buluyoruz. HAK-İŞ olarak bu süreçle ilgili düşüncelerimizi ve endişelerimizi parlamentoda oluşturulan komisyona ilettik, aynı zamanda sürecin desteklenmesi gerektiğini ifade ettik” dedi.

Bölge şehirlerinin terörden büyük zarar gördüğünün altını çizen Arslan, “Bu ülkede artık kan akmasın, çocuklarımız şehit olmasın ve topraklarımızda barış hâkim olsun istiyoruz. Süreç elbette kolay değildir ancak terörün bir daha geri dönmemek üzere sona ermesini umut ediyoruz” dedi.

“GAZZE’DE İNSANLIK VE ULUSLARARASI HUKUK YOK EDİLİYOR”

Gazze’de yaşananların dünyanın güvenlik, adalet ve insanlık anlayışının çöktüğünü gösterdiğini belirten Arslan, Filistin halkının yaklaşık bir asırdır kendi topraklarında mülteci durumuna düşürüldüğünü söyledi. Siyonist İsrail’in Filistinlilerin evlerini, iş yerlerini ve topraklarını işgal ettiğini belirten Arslan, “Gazze’nin büyük bölümü yerle bir edildi. Hastaneler, okullar, camiler, evler ve yaşam alanları yok edildi. Filistin halkına kendi topraklarında hayat hakkı tanınmıyor. İsrail, Gazze’de açıkça bir soykırım gerçekleştiriyor” dedi.

Uluslararası kuruluşların Gazze’deki katliamları durdurmakta başarısız olduğunu ifade eden Arslan, Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kurumların işlevsiz hâle geldiğini, dünyanın önemli bir bölümünün yaşananlara sessiz kaldığını söyledi. Arslan, “Gazze’de yalnızca Filistinliler değil, insanlık vicdanı da öldürülüyor. Biz, Gazze’de öldürülen insanlığı ve yerle bir edilen vicdanı yeniden ayağa kaldırmak istiyoruz” dedi.

“SUMUD, İNSANLIK VİCDANINI AYAĞA KALDIRMA MÜCADELESİDİR”

Global SUMUD Filosu’nun arkasında silahsız ve tamamen insani bir mücadele bulunduğunu hatırlatan Arslan, dünyanın farklı ülkelerinden binlerce aktivistin Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıktığını söyledi.

Aktivistlerin herhangi bir silah taşımadan, eski teknelerle ve yalnızca insanlık vicdanına güvenerek dünyanın en saldırgan devletlerinden birine karşı yola çıktığını ifade eden Arslan, “Farklı inançlara, kültürlere ve yaşam tarzlarına sahip insanlar, ‘İnsanlığı öldürmeyelim, öldürenlere karşı insanlığı yeniden diriltelim’ düşüncesiyle bir araya geldiler. SUMUD, diğer bütün yolların tıkandığı bir noktada insanlığın son çığlığı ve sivil itaatsizlik mücadelesidir” dedi.

Filoya Türkiye’den ve dünyanın farklı ülkelerinden katılan aktivistlere teşekkür eden Arslan, Gazze meselesinin yalnızca insani değil, Türkiye açısından aynı zamanda bir güvenlik meselesi olduğunu vurguladı. İsrail’in yayılmacı politikalarının yalnızca Filistin’i değil, Türkiye dâhil bütün bölge ülkelerini tehdit ettiğini belirten Arslan, “Gazze düşerse sıranın Hatay’a, Gaziantep’e ve diğer bölge şehirlerine geleceğini bilmeliyiz” dedi. Gazze’ye verilen desteğin insani ve vicdani olduğu kadar Türkiye’nin güvenliği açısından da önem taşıdığını vurgulayan Arslan, ülkenin birlik ve beraberliğinin korunması gerektiğini ifade etti.

“HAK-İŞ’İN GÜCÜ, TÜRKİYE’NİN GÜCÜDÜR” 

Dünyada hukukun ve adaletin yerine gücün belirleyici hâle getirildiğini ifade eden Arslan, Türkiye’nin güçlü olması için toplumsal dayanışmanın ve örgütlü yapının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Siyasi görüşlerin ve farklı düşüncelerin demokrasinin doğal sonucu olduğunu söyleyen Arslan, “Farklılıklarımız olabilir ancak ülkemizin birliği ve bütünlüğü söz konusu olduğunda dayanışmamızı, kardeşliğimizi ve beraberliğimizi güçlendirmek zorundayız” dedi. Arslan, “HAK-İŞ’in gücü Türkiye’nin gücüdür. Hedefimiz güçlü bir Türkiye ve güçlü bir HAK-İŞ’tir. Bunu da birlik, dayanışma ve kardeşlik içerisinde hep birlikte başaracağız” şeklinde konuştu.
Genel Kurul’da ayrıca Hizmet-İş Sendikamızın Genel Başkan Yardımcısı Celal Yıldız, HATSU Müşteri Hizmetleri ve Eğitim Daire Başkanı Coşkun Dönmez, Hizmet-İş Sendikamızın Hatay 2 No’lu Şube Başkanı Rıfat Alpboğan ve Genel Merkez Kadın Komite Başkanımı Hatice Ayhan da birer konuşma gerçekleştirdi.