Korunan alanlar hayati öneme sahip - Hatay Söz Gazetesi

Korunan alanlar hayati öneme sahip

  • Eklenme Tarihi :23.03.2026 | 07:09
  • Muhabir :Haber Merkezi

Korunan alanlar hayati öneme sahip

Hatay Tabiatı Koruma Derneği Başkanı Abdullah Öğünç, korunan alanların, doğanın dengesini korumak, biyolojik çeşitliliği yaşatmak ve gelecek nesillere sağlıklı bir çevre bırakmak için hayati öneme sahip olduğunu bildirdi.

Ormanların, sulak alanların, milli parkların ve yaban hayatı geliştirme sahalarının sadece hayvanların değil, insanların da yaşam güvencesi olduğunu belirten Öğünç, “Korunan alanlar sayesinde; nesli tehlike altında olan türler korunur, su kaynakları ve temiz hava güvence altına alınır, erozyon ve iklim değişikliğinin olumsuz etkileri azaltılır, doğal denge devam eder, ekoturizm ve bilimsel çalışmalar gelişir. Özellikle Türkiye’de Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yönetilen Milli parklar, Tabiat parkları ve Yaban Hayatı Geliştirme Sahaları doğal mirasımızın korunmasında büyük rol oynamaktadır. Hatay ilimizde de özellikle Yaban Hayatı Geliştirme Sahaları ve Tabiat parkları statüsünde korunan alanlarımız bulunmaktadır.” dedi.

PLANLAR YAPMALI TEDBİRLER ALMALIYIZ

Öğünç şöyle devam etti, “Deprem sonrası hızlı bir şekilde yıkıntıların uzaklaştırılması süreci ve peşine yine hızlı bir yapılaşma süreci yaşadığımız için bu faaliyetlerden korunan alanlarımız da olumsuz etkilendi. Bugün geldiğimiz noktada şehrin büyük bölümünde gerçekleştirilen yapılaşmalar insanlarımızın konut sorununu büyük ölçüde çözmüştür.

Bundan sonraki süreçte korunan alanların tamamıyla yapılaşmaya kapatılarak yeni korunan alanların oluşturulması hem insanımız için, hem doğamız için hem de biyolojik çeşitliliğimiz için elzem bir hal almıştır. Artık doğanın yaralarını da sarma zamanı gelmiştir. Hem mevcut korunan alanların maruz kaldığı hasarları gidermeli ve bundan sonraki süreçte zarar görmemeleri için gerekli tedbirleri almalı hem de gelecek nesillere bırakacağımız yeni korunan alanları bilimsel kriterlere göre ivedilikle belirlemeliyiz.

Taş ocakları, açık maden işletmeleri, çimento fabrikaları gibi ekosisteme önemli etkileri olabilecek işletmelerin korunması gereken doğal alanlarda onarılamaz tahribatlara neden olmamaları için gerekli planlamaları yapmalıyız. Toprak, su ve hava hepimiz için ve yaban hayatı için yaşamsal önemdedir. Doğamızın telafi edilemez hasarlar almaması için gerekli planlamaları yapmalı ve tedbirleri almalıyız.”

BİRLİKTE DAHA DOĞRU KARARLAR ALINIR

“Hatay’da yaşadığımız farklı bir sorun da kurumlar arası iletişim yetersizliğidir.

Bir bölgeye bir tesis yapılacaksa içerisinde ilgili bütün kamu kurumları ve STK’ların da bulunduğu bir komisyon oluşturularak görüş sorulmasını ısrarla öneriyoruz. Her kurumun bir uzmanlık alanı ve bir yetki alanı vardır. Her kurumun uzmanlığının ve görüşünün alınması süreçte yapılabilecek pek çok hatalı adımı daha başta önleyecektir.

DSİ’ye danışılmadan ve görüş almadan yapılacak bir faaliyet bir su kaynağını yok edebilecektir. DKMP’ye danışılmadan ve görüş almadan yapılacak bir faaliyet endemik bir türümüzü yok edebilecek, bir korunan alanımıza zarar verebilecektir.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne danışılmadan ve görüş almadan yapılacak bir faaliyet yakın gelecekte iklim değişikliğinin olumsuz etkileri ile başa çıkmada sorun yaşamamıza neden olabilecektir. Bir STK’nın görüşü alınmadan yapılacak bir faaliyet yerel halkın duyarlılıklarını göz ardı edebilecektir.

Hepimiz bir bütünüz ve hepimiz Hatay için çalışmaktayız. Birlikte daha doğru kararlar alınacağı açıktır. Bu süreç hiçbir zaman ihmal edilmemelidir.” dedi.