ÖĞRENCİLER EĞİTİMSİZLİĞE İTİLİYOR

  • Eklenme Tarihi :20.01.2023 | 14:00

2022-2023 eğitim-öğretim yılının ilk dönemini değerlendiren Günal, Eğitimde AKP iktidarının yarattığı ve yıllardır çözüm iradesi gösterilmediği için kronikleşen sorunlar büyümüş ve bu sorunlara yenileri eklenmiştir.

ÖĞRENCİLER EĞİTİMSİZLİĞE İTİLİYOR

 

EĞİTİM-İŞ HATAY ŞUBESİ BAŞKANI GÜNAL, 2022-2023 EĞİTİM ÖĞRETİM YILININ İLK YARISINI DEĞERLENDİRDİ:

“ÖĞRENCİLER EĞİTİMSİZLİĞE İTİLİYOR”

 

Eğitim-İş Hatay Şubesi Başkanı Mustafa Günal, dünyada Başöğretmen unvanlı bir liderin kurduğu tek ülke olan Türkiye Cumhuriyeti’nde ülkenin geleceği için tehlike çanlarının çaldığını, ülkenin geleceği olan öğrencilerin eğitimsizliğe itildiğini ve geleceğin mimarı olan eğitim emekçilerinin itibar saldırısına uğradığını iddia etti.

2022-2023 eğitim-öğretim yılının ilk dönemini değerlendiren Günal, “Eğitimde AKP iktidarının yarattığı ve yıllardır çözüm iradesi gösterilmediği için kronikleşen sorunlar büyümüş ve bu sorunlara yenileri eklenmiştir. 2022-2023 eğitim-öğretim yılının ilk döneminin hasar kaydı çok büyük. İhtiyaç duyulan sayıda derslik ve okul (yine) inşa edilmedi. Büyükşehirlerde bile yüzlerce okula birkaç okulu dolduracak sayıda öğrenci sıkıştırıldı. Eğitim vardiyalı ve daha niteliksiz hale getirildi.” dedi.

OKUL İÇİNDEN OKUL ÇIKARMA SİHİRBAZLIĞI

“Okul içinden okul çıkarma sihirbazlığıyla ikili ve taşımalı eğitim garabetleri, kalabalık sınıflarda eğitim sorunu devam etti.” diyen Günal, “Çocuklarımız sabah ışıklar açılacak kadar karanlık, birçok yerde 50-60 kişilik kalabalık sınıflarda, uykusuz ders dinlemeye, akşamın geç saatlerinde evlerine dönmeye mahkum edildi. Onca skandala rağmen dernek/vakıf maskesi takmış tarikatlar eğitimde cirit atmaya devam etti. Karma eğitimi ortadan kaldırma girişimleri arttı. Devletin resmi memuru niteliğindeki imamlar dahi karma eğitim karşıtı vaazlar verir hale geldi.

ÇOCUK İŞÇİ SAYISI ARTTI

“Örgün öğretimde kayıtlı 17 milyon 417 bin öğrenciden 232 bin 152'si örgün öğretimi terk etti. İlkokul, ortaokul, lise yaşındaki 280 bin çocuk ise okullara hiç kayıt olmadı. Toplam 512 bin 152 öğrenci eğitimden koptu. MEB, bu çocukların takibini yapmadı. Zorunlu eğitim lafta bırakıldı. Çocuk işçi sayısı arttı. TÜİK çocuk işçi sayısını 520 bin olarak açıkladı. Ancak çalışma hayatında 2 milyona yakın çocuk işçi bulunmakta.”

SERMAYEYE UCUZ İŞGÜCÜ OLDULAR

“Mesleki eğitim adı altında yüzbinlerce öğrenci eğitimden koparılıp sermayeye ucuz işgücü oldu. Öğrenci sayısı 1 milyon 33 bine ulaşan MESEM’ler devlet eliyle çocuk işçiliğin yasal kılıfı, kamu kaynaklarının yandaş şirketlere peşkeş çekilmesinin aracı oldu. Bütçeden, Milli Eğitime ayrılan pay, bu yıl daha da düştü.  Eğitimdeki barınma sorunu daha da derinleşti. KYK yurdu inşa edilmediği ve özel yurtlardaki fiyatlar otel konaklama fiyatlarıyla yarışır hale geldiği için üniversite öğrencilerinin barınma sorunu geçen yıllara göre ağırlaştı. 

ÖĞRETMEN ATAMASI YAPILMADI

“Öğretmen açığı kadar dahi öğretmen ataması yapılmadı. Eğitim emekçisini değersizleştirme ve emeğini görmezden gelme politikaları, Öğretmenlik Meslek Kanunu’ndan ibaret kalmadı. Okullara kadrolu yardımcı personel ısrarla atanmadı. Öğretmenlik Meslek Kanunu ile öğretmenler ayrıştırıldı, çalışma barışı bozuldu, öğretmenlerin ekonomik ve özlük hakları sınav ve kariyer odaklı hale getirildi.” dedi.

İBRETLE DOLU YARI YIL

İbretlerle dolu bir yarı yılı geride bıraktıklarını belirten Günal, “Özetle; Dünya ülkelerine bir memlekette eğitimin kamu hizmeti olmaktan çıkarılıp meta haline getirilmesinin, gericileştirilmesinin ve gerici unsurlara arka bahçe yapılmasının, eğitimin öncelikler listesinde en arkalara itilmesinin sonuçlarını anlatan bir film yapılmak istense, ne yazık ki bu yarıyıl o yapıma fragman olabilecek kadar ibretlerle doludur.”

EĞİTİM EMEKÇİLERİ İTİBAR SALDIRISINA UĞRAMAKTADIR

“Bu yarıyılda yaşananlar da bir kez daha göstermiştir ki: çağdaşlık ve emek düşmanı bir yönetim anlayışı nedeniyle eğitim, hastalığı her dönem biraz daha ağırlaşan bir insana dönüşmüştür. Dünyada Başöğretmen unvanlı bir liderin kurduğu tek ülke olan Türkiye Cumhuriyeti’nde ülkenin geleceği için tehlike çanları çalmakta, ülkenin geleceği olan öğrenciler eğitimsizliğe itilmekte ve geleceğin mimarı olan eğitim emekçileri itibar saldırısına uğramaktadır.Bu hastalığın tek tedavisi ise Eğitim-İş’in her zaman savunduğu gibi bilimsel, laik, çağdaş, adil ve kamusal bir eğitim sistemini inşa etmektir.

Bu yüzden Başöğretmen’in izindeki eğitim neferlerinin bir araya gelerek oluşturduğu Eğitim-İş olarak bu yoldaki mücadelemizden, gelecek için verdiğimiz kavgadan asla vazgeçmeyeceğiz.” dedi. (Haber Merkezi)