ÖĞRETMENLİK MESLEK KANUNU GERİ ÇEKİLSİN

  • Eklenme Tarihi :03.06.2022 | 09:11
  • Muhabir :

Tüm Öğretmenler Birliği Sendikası Merkez Yürütme Kurulu Başkanı Deniz Ezer, öğretmenleri ayrıştırdığını iddia ettiği öğretmenlik meslek kanununun geri çekilmesini istedi.

ÖĞRETMENLİK MESLEK KANUNU GERİ ÇEKİLSİN

Eğitim sisteminin, siyasi iktidarların düşünülmeden yapılan uygulamaları ve  tutarsız kararların sebep olduğu başarısızlıklarla dolu olduğunu iddia eden Ezer, “Eğitim sisteminin kendisi sorgulanması gerekirken sistemin temel yapı taşı ve özveri üzerine kurulu öğretmenlik mesleği üzerinden sistem güncellenmeye çalışılıyor. Malesef siyasi iktidar, benden olan güçlü olsun anlayışıyla eşitlik ilkesinden uzaklaşmıştır.” dedi.

BİR DAYATMA İLE KARŞI KARŞIYAYIZ

 

Bir meslek kanunun dayatması ile karşı karşıya olduklarını belirten Ezer, “Güvenceli istihdam’a tekrar geri dönüp öğretmeni kaygısız sadece eğitim öğretim sürecine motive edelim ,bilimsel içerik üzerinden yeniden yapılanalım gibi daha bir çok soru ve başlık üzerinden Öğretmenlik Meslek Kanunu oluşturulması gerekirken herşey iyide bir tek öğretmenin kariyer basamakları kalmış gibi ucube bir meslek kanunu dayatması ile karşı karşıyayız.”

YETERLİLİK KRİTERLERİ KOMEDİYE DÖNÜŞTÜ

“Bu ucube Meslek Kanununda kariyer basamakları adı altında öğretmenler gruplara ayrılmaktadır. Uzman ve başöğretmen adı altında hazırlanan yeterlilik kriterleri komediye dönüşmüştür. Örneğin  askerlik görevini yapan öğretmenler cezalandırılmaktadır.10 yılı aşkın mesleğini layıkıyla yapan ve öğretmenlik mesleğinin en verimli  olduğu dönemde olan öğretmenlerimiz uzman öğretmen olmak için eğitime tabi tutulacak.10,15,20 yılını sadece mesleğine adayan öğretmenler sınavda başarısız olurlarsa MEB tarafından siz uzaman öğretmen değilsiniz denilecek.” dedi.

BEKLENTİLERİMİZ VE TAVSİYELERİMİZ

Öğretmenleri kategorize eden ve kutuplaştırıcı ve geri dönüşü olmayan bir hataya girilmesini yanlış buluyoruz.İktidar bu konuda gerçekten öğretmenin lehine bir tavır ve düşüncede ise beklentilerimiz ve tavsiyelerimiz şu şekildedir. Öğretmenlik mesleği uygulamadaki deneyimlerle gelişim gösterir sınavla değil. Uzman ve baş öğretmenlik  ünvanın da ısrar ediyorsa için sınav şartı kaldırılmalıdır. 10 yılı aşmış her öğretmen uzaman öğretmendir.Ayrıca yazılı sınav ibaresi neyi ifade ediyor. Sınavı kim yapacak ve değerlendirme nasıl olacak. Zira mülakatlarda yapılan haksızlıklar ortadadır. 2. Verilecek eğitim teoriktir oysa öğretmenlik uygulama mesleğidir ve yaparken geliştirilir.Ayrıca bir eğitime gerek yoktur.”

 

HAKSIZ VE ADALETSİZ KISIMLAR DÜZELTİLMELİ

“Öğretmenlerden istenen belge ve etkinlik başlıklarında haksız ve adaletsiz kısımlar düzeltilmelidir. Mesela bir öğretmen askerliğini yapmış ve vatanına olan görevini yerine getirmişken bu süre kariyer için sayılmıyor ama askerliğini öğretmen olarak yapanlar bu süreden faydalanabiliyor. Bu haksızlık giderilmelidir. Ayrıca geçmişte yaptığı etkinlikleri belgeleyemeyen öğretmenlerin bu mağduriyeti giderilmelidir.Geçmişe dönük bilgi,belge, değerlendirme yapılacaksa öğretmenin beyanı esas alınmalıdır. İlla kariyer sisteminde ısrarcı iseniz önerimiz 10 yılını tamamlayan tüm öğretmenlerin uzman öğretmen  20 yılını tamamlayan tüm öğretmenlerde  başöğretmenlik hakkı kazanabilmelidir. Sonuç olarak daha öncedendebellirttiğimizgibi  bu uygulama  iyi düşünülmeden her zamanki gibi biz yaptık oldu anlayışıyla hazırlanmıştır. Amaç biat eden, sistemi sorgulamayan öğretmen kimliği yaratmaktır.”

 

SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ

“Milli Eğitim Bakanlığına sesleniyoruz.Kariyer yapmak isteyen öğretmenlere Akademik kariyer için maddi manevi yeterli destek verilebili.Ayrıca  öğretmenlerin maddi ve manevi kazançları olabilecek uygulamalarda bakanlık projeler üretebilir. Öğretmenlerin haksız bir şekilde kategorize edilmesine sebep olabilecek, eşitlik ilkesinden uzak bir anlayışla yapılmamalıdır. Bu uygulamanın tekrar gözden geçirilmesi, eksik yanlarının düzeltilmesi, aceleci ve siyasi çıkar amacıyla yapılmaması gerektiğini düşünüyoruz. Tüm öğretmenlere sınavsız,koşulsuz eşit haklar tanınana kadar yasal sınırlarımız içerisinde yargı yolu ve kamuoyu oluşturma gibi her yolu kullanarak sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz.” dedi. (Haber Merkezi)