Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, gazete ve televizyonların Ankara temsilcileri ile Millî Savunma Bakanlığında bir araya gelerek yıllık değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi. Bakanlığın faaliyetlerine ilişkin kapsamlı bilgiler veren Bakan Yaşar Güler, gazetecilerin gündeme dair sorularını da cevapladı. Bakan Yaşar Güler, basın mensupları ile şu bilgileri paylaştı:
ÜLKEMİZ BARIŞ VE İSTİKRARA ÖNEMLİ KATKILAR SAĞLAMAKTADIR
“Sizlerin de yakından takip ettiği üzere dünyanın kritik olaylar ve meydan okumalarla karşı karşıya olduğu hassas bir dönemden geçiyoruz. Son dönemdeki siyasi, askerî, sosyokültürel, ekonomik ve toplumsal alanlarda meydana gelen çok yönlü ve karmaşık gelişmeler, özellikle savunma ve güvenlik konusunu her zamankinden daha önemli kılmaktadır. Bu süreçte Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde tüm gelişmeleri yakından takip etmekte, proaktif davranarak savunma ve güvenliğimize yönelik gerekli tüm tedbirleri de almaktadır.Asil milletimizin desteği ve devletimizin sahip olduğu imkânlarla, bölgesinde ve dünyada etkin ve güçlü bir ordu konumunda olan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz ile;
- Hudutlarımızın güvenliğinin sağlanmasından terörle mücadeleye,
- Mavi ve Gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin korunmasından uluslararası barış ve istikrara katkı sunmaya kadar üstlendiği tüm görevleri başarıyla yerine getirmektedir.
Güçlenen ve büyüyen Türkiye’nin güvenliğinin artık kendi sınırlarının ötesinde başladığı gerçeğini herkes görmeli ve kabullenmelidir. Bugün Türkiye Cumhuriyeti;
- Bölgesinde huzur, güven ve istikrarın merkezi olarak gıpta ile takip edilmekte,
- Kritik bölge ve coğrafyalarda getirdiği çözüm önerileri ile barış ve istikrara önemli katkılar sağlamaktadır.
YILBAŞINDAN BU YANA 2 BİN 84 TERÖRİST ETKİSİZ HÂLE GETİRİLDİ
Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; tehditleri sınırlarımıza dayanmadan kaynağında bertaraf etmeyi öngören dinamik ve proaktif savunma ve güvenlik stratejimiz çerçevesinde, terörle mücadelesini başarıyla sürdürmektedir. İcra ettiğimiz operasyonlarla bölücü terör örgütü yurt içinde bitme noktasına gelirken sınır ötesinden ülkemize yönelik saldırılar da bertaraf edilmiş, sınırlarımızda kurulmak istenen terör koridoru da parçalanmıştır.
Bu kapsamda, 1 Ocak’tan bugüne kadar Irak ve Suriye’nin kuzeyi dâhil 2.084 terörist etkisiz hâle getirilmiştir.
Özellikle, son 4 ayda icra ettiğimiz Irak ve Suriye’nin kuzeyindeki terör hedeflerine yönelik bir kısmında karadan ateş destek vasıtalarının da kullanıldığı etkili ve kapsamlı hava operasyonları ile toplam 1.110 hedef imha edilmiş, 820 terörist etkisiz hâle getirilmiştir. Böylece teröristlere ağır bir darbe indirilerek kararlılığımız gösterilmiştir. Yine, kararlı operasyonlarımız neticesinde teslim olmalar artmış, yıl içerisinde 122 terörist teslim olmuştur.
ugün operasyon yapmayı dahi akıllarından geçiremeyen, sözde kale dedikleri mağaralardan kafalarını çıkaramayan ve sıkışıp kalan teröristler için tek çıkış yolu, Türk adaletine teslim olmaktır. Tüm bu faaliyetlerimizle ilgili bir kez daha hatırlamakta yarar var. Suriye ve Irak’taki tüm operasyonlarımız;
- Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın 51’inci maddesinden doğan meşru müdafaa haklarımız doğrultusunda,
- Komşularımızın egemenlik haklarına ve toprak bütünlüğüne saygılı olarak,
- Masum sivillerin, dost unsurların, tarihî ve kültürel varlıklar ile çevrenin zarar görmemesi için her türlü tedbir alınarak icra edilmektedir.
PKK/KCK, PYD/YPG ve DEAŞ’ın Suriye ve Irak’taki tüm unsurları, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da meşru hedefimizdir. Kim, nasıl destek verirse versin, ne şekilde eğitirse eğitsin tek hedefimizin teröristler olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum. Bugün bazı müttefiklerimizce kullanılan, benim işime yarayan, bana dokunmayan terörist yaşasın anlayışı sakıncalı, tek taraflı ve tehlikelidir!
Uzun yıllardır ülkemizin enerjisini ve kaynaklarını harcayan terörle; tek bir terörist kalmayıncaya kadar artan bir etki ve yoğun bir baskıyla mücadele etmekte azimliyiz, kararlıyız. Terörle mücadelede elde edilen başarılarda en büyük paya sahip olan aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyor; bugüne kadar terörle mücadelede emeği geçen, katkı sağlayan bütün devlet büyüklerimize, komutanlarımıza, Türk Silahlı Kuvvetleri personeline teşekkür ediyor; saygı ve şükranlarımı sunuyorum.
ŞEHİRLERİMİZDE ARTIK TERÖR GÜNDEM OLMAKTAN ÇIKTI
Diğer yandan terörle mücadelede elde edilen kazanımların, yıllarca terörden muzdarip olan bölgedeki vatandaşlarımız tarafından da büyük bir memnuniyetle desteklendiğini müşahede ettiğimizi belirtmek istiyorum.
Başta Şırnak ve Hakkâri olmak üzere tarihî ve kültürel zenginlikleri olan şehirlerimizde terör, artık bir gündem olmaktan çıkmıştır.
Bölge terörden temizlendikçe, güvenlik ve huzur temin edildikçe, Hükûmetimiz tarafından yürütülen hizmet siyasetiyle ulaştırmadan sağlığa, eğitimden spora, tarımsal kalkınmadan hayvancılığa, çevre-şehircilikten turizm ve kültüre kadar her alanda büyük yatırımlar hayata geçirilmiştir. Şu anda da artan bir ivmeyle bölgeye yönelik yeni yatırımlar devam etmektedir.
SURİYE’NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜ DESTEKLİYORUZ
Suriye’de hayatın normalleşmesine yönelik insani yardım ve altyapıyı destekleme faaliyetlerimiz devam etmektedir. Amacımız, Suriye’de 2254 sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Kararı temelinde siyasi bir çözüme ulaşılmasıdır. Bir kez daha hatırlatmak isterim ki Suriye’nin toprak bütünlüğünü destekliyoruz.
Bölgede kalıcı barışın sağlanması amacımız doğrultusunda diyalog, temas ve koordinasyona yönelik çalışmalarımızı da sürdüreceğiz. Kapsayıcı bir Anayasa’nın kabulü, serbest seçimlerin yapılması, sınır güvenliğimizin sağlanması sonrası biz de herkes gibi gereğini yapacağız. Ancak Suriye topraklarında varlık gösteren terör örgütleriyle mücadele konusundaki tutumumuz nettir. Bunu herkes böyle bilmeli, anlamalı, kabullenmelidir!
HUDUTLARDA 199 BİN 898 KİŞİNİN GEÇİŞİ ENGELLENDİ
Hudutlarımız, Cumhuriyet tarihinin en yoğun en etkin tedbirleri ve tesis edilen çok katmanlı emniyet sistemi ile korunmaktadır. Hudut birliklerimizin imkân ve kabiliyetlerini sürekli geliştiriyoruz. Personel takviyesinin yanı sıra hudut hattımızda, dünya standartlarında ve teknoloji yoğunluklu sistemler de etkin bir şekilde kullanılmaktadır.
Hudutlarımızdaki başarı rakamlarla da açıkça görülmektedir. 1 Ocak’tan itibaren hudutlarımızda 199 bin 898 kişinin geçişi engellenmiş, yakalanan 13 bin 156 düzensiz göçmen ile 410’u FETÖ olmak üzere 590 terörist kolluk kuvvetlerine teslim edilmiştir. Bütün bu fedakârlık ve başarıya rağmen daha önce de karşılaştığımız gibi farklı ülke ve zamanlarda çekilmiş stok görüntülerle iddialar ortaya atılıyor, dezenformasyon oluşturuluyor.
“Hudutlarını namusu bilen” Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sınır güvenliğimizde etkin tedbirler almaya ilgili bakanlık ve kamu kurumları ile koordineli olarak çalışmaya devam edecektir. Sınırlarımızda alınan tedbirleri ve yapılan çalışmaları yerinde görmek isteyenleri ağırlamaktan memnuniyet duyacağımızı da bir kez daha ifade etmek istiyorum.
MONTRÖ BOĞAZLAR SÖZLEŞMESİ’Nİ UYGULAMAKTA KARARLIYIZ
Ukrayna-Rusya arasında devam eden çatışmalara ilişkin Türkiye olarak ilk günden itibaren bu krize çözüm bulabilmek için Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde gayretlerimizi sürdürüyoruz. Bu kapsamda Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün korunması gerektiğini her seviyede ve her platformda dile getiriyoruz.
Temennimiz, tüm dünyayı etkileyen bu savaşın bir an önce son bulmasıdır. Yine, ülkemizin koordinasyonunda hayata geçirilen ve etkinliğiyle tahıl krizinin aşılmasına büyük katkı sağlayan Karadeniz Tahıl Anlaşması’nın yeniden aktif hâle gelmesi için de girişimlerimizi sürdürmeye devam ediyoruz.
Ayrıca, Karadeniz’de barış ve istikrarın yeniden tesisi, başta kıyıdaş devletler olmak üzere tüm dünya açısından önem arz etmektedir. Türkiye olarak Karadeniz’deki dengeyi sağlayan Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni dikkatle, sorumlu ve tarafsız bir biçimde uyguluyoruz ve uygulamakta da kararlıyız.
Karadeniz’deki mayın tehlikesine karşı ülkemiz öncülüğünde başlatılan “Üçlü Girişim” kapsamında Türkiye, Bulgaristan ve Romanya heyetlerinin yer aldığı Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu Toplantısı’nın 3’üncü turunu 22-23 Kasım’da Bakanlığımız ev sahipliğinde gerçekleştirdik. Ayrıca 11 Ocak 2024 tarihinde üç ülkenin Savunma Bakanlarının katılımı ile İstanbul’da imza töreninin yapılmasını da planlıyoruz.
NATO’NUN AKTİF VE YAPICI ÜYESİ OLMAYA DEVAM EDİYORUZ
NATO’nun etkin ve saygın bir üyesi olan Türkiye, İttifak’taki görev ve sorumluklarını da eksiksiz bir şekilde yerine getirmektedir. 2023 yılında Haziran ve Ekim aylarında NATO Savunma Bakanları Toplantılarına katılım sağlayarak İttifak bünyesindeki karar alma süreçlerini beklentilerimiz doğrultusunda şekillendirdik.
Türkiye; hem kuvvet katkısında hem de NATO misyon, operasyon ve karargâhlarına katkıda ilk beş ülke arasındadır.
NATO görevleri kapsamında Kosova’daki Barışı Destekleme Harekâtı’na yüksek seviyede katkılarımızı da sürdürüyoruz. 10 Ekim’de devraldığımız Balkanlar’daki en büyük NATO misyonu olan NATO Kosova Gücü (KFOR) Komutanlığı görevini şeffaf ve tarafsız şekilde başarıyla yerine getiriyoruz. KFOR Komutanlığının yanı sıra, bu yıl NATO Mukabele Kuvveti Deniz Unsur Komutanlığı görevini üstlenirken 3’üncü Kolordumuz da hâlen NATO Muharip Kolordu Karargâhı görevini yürütmektedir.
Her yıl farklı bir ülkede icra edilen Güneydoğu Avrupa Savunma Bakanları (SEDM) Bakanlar Toplantısı’nı 21-23 Kasım 2023 tarihleri arasında, ülkemiz ev sahipliğinde, Ankara’da icra ettik. Ayrıca, Hava Kuvvetleri unsurlarımız, NATO Hava Polisliği Görevleri kapsamında 1 Aralık’ta Romanya’da konuşlanmış olup 4 ay süreyle bölgede görev yapacaktır.
NATO’nun aktif ve yapıcı bir üyesi olmaya devam ediyoruz. Bunu Finlandiya’nın üyeliğinde bir kez daha gösterdik. İsveç konusunda ise yapılan yasal değişiklikler tek başına bir anlam ifade etmiyor. Bizim için önemli olan somut ve uygulamaya dönük adımlar atılarak taahhütlerin yerine getirilmesidir.
Malumunuz son dönemlerde Avrupa’da, Müslümanların kutsal kitabı Kur'an-ı Kerim’e yönelik sözde demokrasi ve ifade özgürlüğü adı altında küstah ve iğrenç saldırılar yapılmaktadır. Danimarka, geç de olsa bu durum karşısında kutsal kitaplara karşı “uygunsuz bir şekilde muamele etmeyi” yasaklayan bir yasayı kabul etmiştir.
Tüm insanlığın ortak değerlerine, hoşgörü ve barış içerisinde bir arada yaşama kültürüne katkı sağlayan her adım gibi bunu da olumlu bulduğumuzu ifade etmek istiyorum.
Temennimiz; benzer eylemlerin yaşandığı, terörün farklı biçim ve tezahürlerinin bulunduğu diğer ülkelerin de gecikmeksizin benzer ve somut adımlar atmasıdır.
İsveç’in NATO’ya katılım protokolü Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından imzalanarak TBMM’ye sevk edilmiştir. Üyelik ile ilgili son kararı TBMM verecektir.
85 TATBİKATI BAŞARIYLA GERÇEKLEŞTİRDİK
Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, hâlihazırda yürüttüğü tüm operasyonları ve görevlerinin yanı sıra;
- Karada, denizde, havada ve siber alandaki etkinlik ve caydırıcılığını daha da artırmaktadır.
- Personelinin niteliklerini geliştirmek maksadıyla ulusal ve uluslararası eğitim ve tatbikat faaliyetlerimizi de aralıksız sürdürmekteyiz.
1 Ocak’tan itibaren 21’i NATO, 15’i Millî, 33’ü Davet ve 16’sı Özel olmak üzere toplam 85 tatbikat başarıyla icra edilmiştir.
2023 yılında;
- Kara Kuvvetlerimiz; 10 bölgede aynı anda harekât icra etmiş, etmektedir.
- Deniz Kuvvetlerimiz; 122.567 saat seyir gerçekleştirmiş,
- Hava Kuvvetlerimiz; 65.118 sorti / 103.125 saat uçuş / nakliye-ulaştırma uçakları ile de 12.114 sorti icra etmiştir.
Ayrıca, bölgesel ve küresel barışa destek faaliyetleri kapsamında, 19 farklı bölgede 16 görev de icra edilmektedir.
88 ÜLKE İLE ASKERÎ ÇERÇEVE ANLAŞMASI İMZALADIK
Kardeş, dost ve müttefik ülkelerle askerî iş birliğini geliştirmek için Askerî Çerçeve Anlaşmaları, Askerî Eğitim İş Birliği ve Askerî Yardım Anlaşmaları imzalıyoruz. Bu bağlamda kardeş, dost ve müttefik 88 ülke ile Askerî Çerçeve Anlaşması, 63 ülke ile Askerî Eğitim İş Birliği Anlaşması imzalanmıştır.
Ayrıca, 47 ülke ile Askerî Çerçeve Anlaşması ve 13 ülke ile de Askerî Eğitim İş Birliği Anlaşması imzalanmasına yönelik müzakere süreci devam etmektedir. Askerî Yardım Anlaşmaları kapsamında ise bugüne kadar 20 ülke ile Askerî Mali İş Birliği Anlaşması ve 30 ülke ile Nakdi Yardım Uygulama Protokolü imzalanmıştır. Bunların yanı sıra yeni anlaşmalar imzalamaya ve eski tarihli anlaşmaları güncellemeye yönelik gayretlerimiz de devam etmektedir.
PERSONEL TEMİNİNE BÜYÜK ÖNEM VERİYORUZ
Savunma ve güvenlik alanında nitelikli insan gücünün hayati önemi haiz olduğunun bilinciyle öğrenci alımına, personel temini ve eğitimine büyük önem veriyoruz. Personel ve askerî öğrenci alımları ilgili mevzuata uygun, idari ve adli denetime açık ve şeffaf bir şekilde gerçekleştirilmektedir.
Diğer yandan görevdeki ve emekli personelimizin özlük haklarının iyileştirilmesine yönelik çalışmalarımız da devam ediyor.
FETÖ İLE MÜCADELE SÜRÜYOR
Elde edilen bilgi ve belgeler doğrultusunda FETÖ ile mücadelemiz, büyük bir hassasiyetle devam etmektedir.
Hain örgütle mücadelemiz, iltisaklı tek bir personel kalmayıncaya dek tavizsiz bir şekilde ve kararlılıkla devam edecektir.
MSÜ’DE İNGİLİZCE EĞİTİM DE ALACAKLAR
Silahlı Kuvvetlerimizin üstün niteliklerinin artarak devam etmesi için Millî Savunma Üniversitemiz de, eğitim faaliyetlerini titizlikle sürdürmektedir. Hâlihazırda Millî Savunma Üniversitesi Müşterek Harp Enstitüsünde eğitim öğretim tüm öğrenciler için (dost/müttefik ülkeler dâhil) Türkçe olarak verilmektedir.
Ancak, gelen yoğun talepler üzerine Türkçeye ilave olarak anılan eğitimin İngilizce olarak da ayrı bir seminer hâlinde verilmesi için çalışmalarımızı başlatmış bulunuyoruz. Söz konusu seminer dersleri 2024 yılı başından itibaren verilmeye başlanacaktır.
641 BİN 544 KİŞİ BEDELLİ ASKERLİKTEN YARARLANDI
Askeralma faaliyetlerimiz ise, 2019 yılında yürürlüğe konulan Kanun çerçevesinde sürdürülmektedir.
Söz konusu Kanun hükümlerinden, yürürlüğe girmesinden bugüne kadar 2 milyon 817 bin 600 kişi askerlik yaparken 641 bin 544 kişi de Bedelli Askerlik Uygulamasından kişi istifade etmiştir.
ÜLKEMİZ SAVUNMA SANAYİSİNDE HER GEÇEN GÜN ADINDAN DAHA FAZLA SÖZ ETTİRİYOR
İçinde bulunduğumuz hassas dönemde ulusal güvenlik konusu ile onun ayrılmaz parçası olan yerli ve millî savunma sanayisinin önemi her geçen gün daha da artmaktadır. Tarih ve coğrafya çok açık bir şekilde ortaya koymaktadır ki güçlü bir orduya sahip olmayan ülkelerin söz sahibi olabilmeleri mümkün değildir.
Sayın Cumhurbaşkanımızın desteği ve teşvikiyle yerlilik ve millîlik oranı yüzde 80’lere ulaşan savunma sanayi ürünlerimizin de katkısıyla kahraman ordumuz; kara, deniz, hava ve siber harekât alanlarında sürekli güçlenmektedir.
Devam eden modernizasyon projeleri kapsamında 2023 yılı içinde çeşitli cins ve miktarda önemli harp silah, araç ve gereçleri envanterimize alınmıştır.
Bu kapsamda;
- Askerî Fabrikalarımızda, yerli ve millî kaynaklarla modernizasyon, bakım ve onarım faaliyetleri başarıyla yürütülmekte,
- Tersanelerimizde, kendi savaş gemilerimiz ve millî denizaltılarımız tasarlanıp inşa edilmekte, su üstü ve su altı platformlarının bakım ve onarımları gerçekleştirilmektedir.
Bakanlığımıza bağlı ASFAT başta MİLGEM ve Mekanik Mayın Temizleme Teçhizatı olmak üzere savunma sanayisi alanında kritik projeleri başarıyla yürütmektedir.
- Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz de, sahip olduğu köklü tecrübe ile millî proje ve yatırımlara öncelik vermektedir.
Ülkemiz artık; ürettiği, tasarladığı ve ihraç ettiği yerli ve millî savunma sanayi ürünleri ve bu alanda sahip olduğu imkân ve kabiliyetleriyle dünyada adından her geçen gün daha fazla söz ettirmektedir.
Hülasa; Millî muharip uçağımız KAAN’dan HÜRJET’e, insansız savaş uçağımız Kızılelma’dan Anka-3 ve Atak-2’ye, dünyanın ilk SİHA gemisi TCG Anadolu’dan TCG İstanbul’a, İMECE uydumuzdan Yeni Altay Tankı ve Fırtına Obüsüne birçok kritik projemizin hayata geçirilmesi uluslararası pazarda önemli bir aktör hâline gelen Türkiye’nin gücünü simgelemektedir.