ANNELERİN EN BÜYÜK SORUNU! BEBEKLERDE GAZ SANCISI - Hatay Söz Gazetesi

ANNELERİN EN BÜYÜK SORUNU! BEBEKLERDE GAZ SANCISI

  • Eklenme Tarihi :18.03.2024 | 14:27
  • Muhabir :Haber Merkezi

ANNELERİN EN BÜYÜK SORUNU! BEBEKLERDE GAZ SANCISI

Bebeğiniz oldu mu uykusuz geceler başlar genellikle… Sizi uykusuz bırakan bebeğinizin huzursuzluğu, onun huzursuzluğunun sebebi de genellikle gaz sancısıdır. İşte size bu konuyla ilgili en sık sorulan 10 soru ve cevabı:

 

BEBEĞİN GAZ SANCISI KAÇINCI GÜNDEN SONRA BAŞLAR?

Tıp dilinde infantil kolik olarak geçen gaz sancıları 3 ayın altındaki bebeklerin %10-30’unda görülmektedir. Genellikle 3-4 haftalıkken başlar, 3 aya kadar devam eder. Nadir olarak da 5-6 aya kadar uzayabilir.

BEBEĞİN GAZ SANCISI NEDEN OLUR?

Ağrının nedenleri hakkında pek çok teori vardır. En çok üzerinde durulan nedense bebeğin sinir ve sindirim sisteminin gelişmemiş olması uyaranlara karşı daha duyarlı olmalarına neden olduğudur.

Sindirim sisteminden gaz geçerken bağırsakların aşırı kasıldığı ve kolik ağrısına neden olduğu düşünülmektedir. Bu süreçte bağırsakları etkileyen ve gaz sancısına neden olan sadece besin alerjisi/intoleransı, anormal peristaltizm (bağırsak hareketliliği), aşırı gaz ve aşırı duyarlılık değildir.

Örneğin anne babadaki gerilimler ve çevresel faktörler (yüksek ses, gürültülü, bulunduğu ortamın aşırı sıcak veya soğuk olması, altının uzun süre ıslak kalması vb.) bebeğin duygularını etkileyebilir ve ağlama nöbetlerine neden olabilir.

BEBEKLERDE GAZ SANCISININ HAMİLELİKTE ANNE DİYETİ İLE İLGİLİSİ VARMIDIR?

Yapılan bazı çalışmalara göre gebelik esnasında psikolojik gerginlikler yaşayan annelerin bebeklerinde kolik daha sık görülmektedir. Fakat annenin hamilelik dönemindeki beslenmesinden ziyade emzirme dönemindeki beslenmeden etkilenebileceği konusunda birçok çalışma vardır.

Bu çalışmaların ışığında emziren anne gaz yaptığı bilinen bazı yiyeceklerden (kuru fasulye, mercimek, barbunya, bulgur vb.) kaçınması gerektiğini söylenebilir.

BEBEĞİN BESLENMESİ GAZ SANCISINDA ETKİLİ OLURMU?

Bu konuda birbiriyle çelişen çeşitli bilimsel çalışmalar olmasına karşın çoğunlukla anne sütü ve mama ile beslenen bebeklerde kolik oranı aynı bulunmuştur.

Emziren annelere önerimiz her beslenmede bir göğsünü vermesi yönündedir çünkü ön sütün (emzirmenin başında gelen süt) laktoz oranının daha yüksek olduğu dolayısıyla gaz yapıcı etkisi olduğu bilinmektedir.

Formül mamayla beslenen ve kolik ağrısı olan bebeklerin ailelerine de önerimiz laktoz içermeyen mamaların denenmesidir. Fakat kesinlikle anne sütü alan bir bebeğin emzirilmesi kesilerek laktozsuz formül mamaya geçirilmesi önerilmemektedir.

BEBEĞİN GAZ SANCISINDAN AĞLADIĞINI ANLAMAMIZ NASIL MÜMKÜN OLUR?

Ağlamanın aniden başlaması ve çok acı çekiyormuş gibi tiz ve yüksek sesli olması kolik için tipiktir. Tam uykuya dalmışken uyanarak en az 2-3 saat bu ağlama nöbetlerine devam edebilir.

Ağlarken karın kaslarının kasılmasına bağlı sert ve şiş bir karına sahiptir, bacaklarını gövdeye yaklaştırır, yumruklarını sıkar. Vücudu yay gibi eğiktir ve her uyarana tepki verir.

Çok acıkmış gibi davranıp birkaç kuvvetli emmeden sonra emmeyi bırakması gözlenebilir. Bu nöbetlerin birkaç gün devam etmesi ve genellikle aynı saatlerde (akşam) yaşanması normaldir. Fakat bebek sabahtan akşama kadar ağlıyorsa bu durumun kolik ağrısı olma olasılığı azdır.

BEBEĞİN GAZ SANCISI ÇEKMEMESİ İÇİN NE YAPMALIYIZ?

Bebeği beslerken ve uyuturken bebeğin başının yüksekte tutulması ve her beslenme sonrası gazının çıkarılması gerekmektedir. Bebek çok sık aralıklarla beslenmemelidir, her beslenme arası en az 2-3 saat aralık olmalıdır.

Annenin beslenmesinden kahve, çay, kola gibi kafein içeren içeceklerin azaltılması ve sigaranın kesilmesi önerilmektedir. Anne sütüne laktaz eklenmesi, inek sütü ya da alerji yapabilecek besinlerin (soya, fıstık, yumurta) diyetten çıkarılması önerilebilir.

Karın masajı, ılık banyo, emzik kullanımı, araba ile gezdirme, vibrasyonlu ritmik uyarılar yapan (elektrik süpürgesi, fön makinesi vb.) elektrikli ev aletleri bazı bebeklerde faydalı olabilmektedir.

BEBEK GAZ SANCISI ÇEKİYORSA İLAÇ VERİLEBİLİRMİ?

Diyet değişiklikleri ve diğer önlemler genellikle yeterlidir. Ancak yetersiz kaldığında farmakolojik tedaviler denenebilir. Bu alanda en sık kullanılan sistemik yan etkisi olmayan ancak etkinliği tartışmalı olan ilaç simetikondur (metsil damla).

Günde 4 kez 8 damla verilebilir. Probiyotik damlaların (örnek: lactobasillus reuteri) simetikona göre belirtileri daha etkin hafiflettiği bazı çalışmalarda tespit edilmiştir. Bu tür damlalar da eczaneden temin edilip denenebilir.

BEBEĞİN GAZI NASIL ÇIKARILIR?

Beslenme sonrasında bebeğin sırtına sıvazlama şeklinde masaj yapılabilir, bebeği incitmeyecek şekilde sırtına avuç içi ile hafif hafif vurulabilir ve kucakta gezdirilebilir.

İLAÇ VE GAZ ÇIKARMA İŞLEMİ DIŞINDA SANCILI BEBEĞE NE YAPABİLİRİZ?

Vücut masajı ve sakinleştirici hareketler bazı bebeklerde faydalı olabilir. Bitkisel esansiyel yağlar (elma yağı, kimyon yağı, nane yağı, zeytinyağı) genellikle bölgesel olarak karna uygulanır. Ağızdan alındıklarında spazm çözücü olduğu bilinen bu yağların masaj ile ciltten emilip sinir uçlarına ulaşarak ağrıyı dindirdikleri düşünülmektedir.

Bitkisel çaylar (papatya, rezene, melisa, nane, tarçın, zencefil, kimyon, adaçayı, kekik) ağızdan günde kilo başına 2 ml verilebilir ancak 7 günlük uygulamadan sonra rahatlatıcı etkisi başlamaktadır.

BASİT GAZ SANCISI BAŞKA NE GİBİ HASTALIKLARLA KARIŞABİLİR?

Kabızlık, anal çatlaklar, barsak düğümlenmesi gibi sindirim sistemiyle ilgili diğer sıkıntılardan ayırt edilmesi sadece doktor muayenesiyle mümkündür. Sancıyla birlikte ateşin olması enfeksiyon lehine bir durumdur.

Yine fizik muayene ve bazı basit laboratuvar tetkikleriyle kulak, idrar yolları ve beyin zarı iltihabı gibi ciddi hastalıkların ayırıcı tanısı yapılabilmektedir.

Bebeğin yeterli kilo alamaması gelişim göstermemesi yetersiz beslenmeden kaynaklanabileceği gibi nadir görülen kalp hastalıkları, nörolojik ve metabolik hastalılara işaret edebilir.

Kısacası gaz sancısı olan bebekler en az bir kez detaylı doktor muayenesine götürülmeli ve kontrol muayenelerinin de ihmal edilmeyip aylık olarak yaptırılmaları gerekmektedir.