HABER MERKEZİ
Göz tansiyonu belirtilerini erken evrede anlamak oldukça güçtür. Buna rağmen göz tansiyonu taşıyan kişilerde görülen şikâyetler aşağıda detaylandırılmıştır.
Bazı hastalarda göz sıvısının gün içindeki yer değişiminden dolayı ortaya çıkan baş ağrıları ve göz çevresi ağrıları oluşabilmektedir.
Bunun haricinde gün içinde göz içi basıncının artmasından dolayı bazı hastalar gelip geçici görme bulanıklığı şikâyeti ile gelmekte ve ışıkların etrafında halkalar gördüğünü belirtmektedir.
Gözde sertlik hissi meydana gelebilir.
Birtakım hastaların şikâyeti ise göze dokunulduğu veya bastırıldığı zaman ortaya ağrı çıkması yönündedir.
Açı kapanma glokomu diye adlandırılan bir alt tür hipermetrop kırma kusuruna sahip kişilerde glokom, ağrılı kırmızı göze sebebiyet vermektedir. Bu belirtinin görüldüğü hastalar vakit kaybetmeksizin göz doktoruna başvurmalılar.
Bir başka belirti ise alt grup olan doğumsal glokomda ise gözlerde irilik ve gözler arasında boyutsal farklılık olarak meydana gelmekte ve dikkatli anne babalar tarafından fark edilmektedir.
Göz Tansiyonu Tedavi Yöntemleri
Göz tansiyonu tedavisi göz içi basıncını düşürmeye yarayan göz damlaları ile yapılmaktadır. Bir diğer seçenek ise cerrahi müdahale veya lazer kullanılarak yapılan ve göz içi basıncını düşürmeye yarayan yöntemlerdir. Bazı hastaların birden çok cerrahi müdahaleye ihtiyaçları olabilir.
Göz Damlaları Ne Sıklıkla Kullanılmalıdır?
Göz damlalarının sıklığı doktor tarafından önerilen şekilde kullanılmaktadır. Önemli olan göz damlasının her gün kullanılmak zorunda olduğudur. Asıl önemli olan doktor tarafından önerilen ve değişik etken maddeler içeren ilaç tedavisi kapsamında, göz damlası ya da damlalarını günde birkaç defa düzenli aralıklar ile damlatmak. Damlaların belirli saat dilimleri arasında damlatılması tedavinin etkinliği arttıracak ve daha etkili bir göz içi basınç düşüşünün gerçekleşmesine olağan sağlayacaktır. Bu şekilde göz tansiyonu tedavisi izlemek etkili olacaktır.