HABER MERKEZİ
Mide fıtığının gelişebilmesi için hiatus açıklığının genişlemesi veya karın boşluğunun iç basıncının artarak mideyi, hiatus’tan yukarı itmesi gerekir. Bu bakımdan aşağıdaki koşullarda mide fıtığı gelişme riski artar:
Şiddetli bulantı ve kusma
Şiddetli öksürük
Vücudun gerilmesi esnasında bağırsak hareketlerinin olumsuz etkilenmesi
Ağırlık kaldırma
Fiziksel kuvvet gerektiren bir spor yapma
Gebelik
Karın içi kitle veya enfeksiyon gelişmesi
Kaslarda erimeye bağlı diyafram kasının güçsüz hale gelmesi
Hiatus bölgesine önceden yapılan cerrahi girişimler
Yemek borusuna yapılan cerrahi girişimlere bağlı olarak pasajın kısalması
Mide Fıtığı Belirtileri Nelerdir?
Mide fıtığı tipine bağlı olarak hiatus’tan geçen mide dokusuna göre farklı belirtiler gelişebilir. Toplumda sıklıkla sliding denen mide fıtığı türü geliştiğinden, semptomlar ağırlıklı olarak gastoözefajial reflü hastalığına benzer şekilde ortaya çıkar. Bu anlamda mide fıtığı gelişen kişilerde genellikle aşağıdaki semptomlar izlenir:
Ağızda acı tat, mideden acı su gelmesi
Göğüste ve karında yanma hissi
Geğirme, şişkinlik veya rahatsızlık hissi
Karın ağrısı, göğüs ağrısı
Şiddetli vakalarda burna acı gelmesi, öksürme, geniz akıntısı, nefes darlığı
Bulantı ve kusma
Tüketilen besinlerin veya sindirilmiş gıdaların ağza geri gelmesi
Gıda alımı sonrası rahatsızlık, doygunluk hissi
Mide Fıtığı Tanısı Nasıl Konur?
Mide fıtığı tanısının konabilmesi için midenin fıtıklaşan dokusunun görüntüleme yöntemleri kullanılarak incelenmesi gerekir. Bu bağlamda aşağıdaki görüntüleme yöntemlerinden bir veya birkaç tanesi uygulanabilir:
Baryumlu grafi: Hastalara baryum içerikli radyoopak madde içirilmesi sonrasında, karın bölgesinden alınan ardışık grafiler ile radyoopak maddenin mide cidarında oluşturduğu görüntülerin incelenmesi yoluyla fıtıklaşan mide dokusu görülebilir.
Endoskopi: En sık tercih edilen yöntemlerin başında gelen endoskopide ağızdan gönderilen kamera aracılığıyla fıtıklaşan mide dokusu incelenebilir, biyopsi ve girişimsel işlemler yapılabilir.
Özefageal manometri: Yemek borusu ile midenin birleştiği hiatus bölgesinin basıncı ölçülerek mide fıtıklaşmasına yol açan mekanizmalar açıklığa kavuşturulabilir.
Gastrik boşaltım testleri: Özellikle kusma şikâyeti olan hastalarda, alınan gıdaların midede bulunma ve bağırsaklara geçiş sürelerinin hesaplanmasında yararlıdır.
Mide Fıtığı Tedavisinde Neler Yapılır?
Mide fıtığında temel tedavi cerrahi yöntemler olmakla birlikte tedavide hastanın yaşı, cinsiyeti, genel durumu, ek hastalıkları ve operasyona uygunluğu gibi farklı kriterlere de dikkat edilir. Bu yüzden, reflü semptomlarının ön planda olduğu hastalarda ilaç tedavisi seçeneği de değerlendirilir. İlaç tedavisinde temel hedef reflü şikayetlerinin kontrol altına alınmasıdır. Bu bakımdan antiasit tabletler, antihistaminikler ve proton pompa inhibitörleri sıklıkla kullanılır.
Cerrahi tedavi yöntemi ise özellikle paraözefageal tipte, komplikasyon durumunda ve genel sağlık durumu operasyona müsait hastalarda tercih edilir. Cerrahi işlemde, midenin tekrar karın boşluğuna alınması, hiatus’un fıtığa izin vermeyecek şekilde daraltılarak onarılması ve hasar gören yemek borusu segmentinin düzeltilmesi amaçlanır. Cerrahi teknik, kapalı veya açık yöntemlerle uygulanabilir. Mide fıtığına yönelik işlem bariatrik cerrahinin bir parçası olarak kilo vermede de etkili olabilir.