TEDAVİ EDİLMEZ İSE ÖLÜMCÜLDÜR

  • Eklenme Tarihi :07.01.2023 | 00:45
  • Muhabir :

Antakya Verem Savaşı Derneği Başkanı Hasan Etiz’in, Tüberkülozun (Verem) hava yolu ile bulaşan, başta akciğerler olmak üzere tüm organları tutabilen ve iyi tedavi edilmediğinde yüksek oranda öldürücü olabilen bir hastalık olduğunu söyledi.

 TEDAVİ EDİLMEZ İSE ÖLÜMCÜLDÜR

Antakya Verem Savaşı Derneği Başkanı Hasan Etiz’in, Tüberkülozun (Verem) hava yolu ile bulaşan, başta akciğerler olmak üzere tüm organları tutabilen ve iyi tedavi edilmediğinde yüksek oranda öldürücü olabilen bir hastalık olduğunu söyledi.

Kalıtsal yolla taşınmayan bu hastalığın tüm Dünya’da ilk on ölüm sebebi arasında yer aldığı bilgisini veren Etzi “DSÖ’nün Dünya genelinde 2020 yılı tahmini tüberküloz insidansı yüz binde 127’dir. Kayıtlı vaka insidansı Ülkemizde yüz binde 10.5, İlimizde ise yüz binde 8 dur. 2021 yılında Dünya’da 10.6 milyon kişi bu hastalığa yakalanmış ve 1,6 milyon kişi ölmüştür. DSÖ Dünya’da STOP TB   programını uygularken, Ülkemizde de Ulusal Tüberküloz Kontrol Programı yürütülmektedir. Sağlık Bakanlığı teşkilatı, Verem Savaşı Dernekleri ve birçok kuruluş işbirliği halinde mücadele etmektedir” dedi.

İLAÇLAR ÜCRETSİZ

Tüberküloz hastalarının tedavisinde kullanılan ilaçların ücretsiz karşılandığını aktaran Etiz “Kronik ve bulaşıcı hastalıklar birey ve toplumda sağlık kaybının yanı sıra, ekonomik ve psiko-sosyal kayıplara da neden olmaktadır. 2018 yılından itibaren Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca tüberküloz hastalarına ilaçlarını düzenli kullanmaları şartıyla aylık para yardımı verilmeye başlanmıştır. Derneğimizce yaptığımız ekonomik ve sosyal destekler de devam etmektedir” dedi.

TÜBERKÜLOZDA BULAŞMA

Tedavisi başlanan hastalarda bulaşmanın yaklaşık 3 haftada kaybolduğunu söyleyen Etiz “Hastalar bulaştırıcı oldukları üç haftalık sürede cerrahi maske kullanmalı, öksürük ya da hapşırık sırasında ağızlarını mendille kapatmalıdır Hastaların bulunduğu ortamları havalandırmak ve güneşlendirmek bulaşmayı çok azaltır. Hastaların eşyalarıyla bulaşma pratik olarak yok kabul edilmektedir. Açık havada da bulaşma yok kabul edilir. Plasentayla ve anne sütüyle  bebeğe geçmez.Tüberküloz basiliyle karşılaşma sonucu gelişen enfeksiyon, hemen yada  vücut direncinin düştüğü ileriki dönemlerde aktif hastalık gelişimine yol açabilir. 2-3 haftadan uzun süren öksürük şikâyeti olan veya akciğer bulguları antibiyotik tedavisi ile düzelmeyen hastalarda tüberküloz araştırılmalıdır.  Verem hastalığı, en çok akciğerleri tutar. Hastalığın tuttuğu diğer organlar, akciğer zarları, lenf bezleri, kemikler, böbrekler veya beyin zarlarıdır.  Hastalık genel olarak halsizlik,  iştahsızlık,  kilo kaybı,  çocuklarda kilo alamama, gece ateşi ve terlemesi ile kendini gösterir. Ardından öksürük, balgam, öksürükle kan tükürme, göğüs-sırt-yan ağrısı ve nefes darlığı gibi akciğer bulguları görülür. Diğer organları tutan verem hastalığında ilgili organa ait bulgular olabilir.  Çabuk fark edilip önlem alınmazsa vücudu kemirir, zayıflatır. ölüme neden olabilir” dedi. 

TÜBERKÜLOZ TANISI

Tüberküloz hastalığının kesin tanısının, balgamda verem mikrobunun gösterilmesi ile konulduğunu söyleyen Etiz şunları söyledi “Basilin mikroskopta gösterilmesi ya da kültürde üretilmesi gereklidir. Hastanın semptomları ve röntgen bulguları, hastalıktan şüphelenmeyi sağlar. Semptomlar yavaş gelişir. Bu nedenle teşhis çoğunlukla gecikir. Tüberküloz tanısında kullanılan deri testinin (PPD) pozitifliği vücutta sessiz tüberküloz enfeksiyonu yada aktif tüberküloz hastalığı olduğunu gösterir.  Tüberküloz tedavisinde en önemli faktör ilaçlardır. Dinlenme, beslenme ve iklim gibi faktörlerin etkileri önemsizdir. Başlangıçta 2 ay dört ilaç, idame tedavisinde ise en az iki ilaç 4 ay kullanılmaktadır. İlaçlar Verem Birimleri ve Göğüs Hastanelerinde ücretsiz verilmektedir. Tedavinin doğru ve tam yapılması önemlidir. Doğru ve yeterli sürede düzenli tedavi görmeyen hastalarda ilaç direnci gelişmekte ve bu hastaların tedavisi pahalı, uzun süreli ve komplikasyonlarla dolu olmaktadır. Çok ilaca dirençli hastaların yaklaşık % 40’ı tedaviye rağmen ölmektedir.

Koruyucu ilaç tedavisinin amacı temaslı kişide enfeksiyon gelişimini ya da enfekte kişide tüberküloz hastalığı gelişimini önlemektir. Koruyucu tedavi temaslı çocuklara ve bağışıklığı baskılanmış kişilere 6 ay boyunca tek ilaç şeklinde verilir. Ülkemizde çocuklara BCG aşısı doğumdan 2 ay sonra yapılmaktadır. Aşının koruyuculuğu % 70 civarındadır. Esas olarak aşı çocuklarda görülen ve öldürücü olan miliyer ve menenjit tüberkülozdan koruması için uygulanmaktadır.  Veremsiz bir türkiye için doğruları öğrenelim, uygulayalım”. (Haber Merkezi)