İNSANLIK DIŞI YAKLAŞIMLAR GÖZ ÖNÜNE SERİLMELİ

  • Eklenme Tarihi :28.05.2022 | 11:14

MHP Hatay Milletvekili Lütfi Kaşıkçı, Türkiye’nin Sığınmacılar için Suriye’de oluşturduğu hizmetler konusunda konuştu.

İNSANLIK DIŞI YAKLAŞIMLAR GÖZ ÖNÜNE SERİLMELİ

KİT Komisyonunda gerçekleştirilen TRT görüşmelerinde söz alan Kaşıkçı, “Geçtiğimiz günlerde Suriye’de inşa edilen biriket evleri ziyaret ettim. Ben aynı zamanda bir inşaat mühendisiyim. Türkiye'deki birçok vakıf tarafından hiçbir kamu kaynağı kullanmadan 55 bin tane briket ev yapılmış ve Suriye'de savaşın acısından şehirlerini terk edip en son "Kemmune" dediğimiz bölgeye sığınan Suriyeliler için bir ideal yaşam alanı hâline gelmiş, gidip gördüğüm yerler.” dedi.

 

İNSANLIK ADINA ACI BİR OLAY

Yaklaşık 40 metrekare büyüklüğündeki bu evlerde en az 10 Suriyelinin kaldığını gördüğünü belirten Kaşıkçı, “Bu, insanlık adına acı bir olaydır. Tabii, Rusya'yla Ukrayna arasındaki bu çetin mücadele sonunda Ukraynalılara Avrupa'nın nasıl kucak açtığını hep birlikte görüyoruz ancak yerinden yurdundan göç edilen Türk olduğu zaman ve Müslüman olduğu zaman dünyanın aynı zamanda nasıl birden ikiyüzlülüğe büründüğünü de yine bu süreçte hep beraber gördük. Bu manada Suriye'yi acısı gibi gören, Suriye'deki problemlerin bir an önce çözülmesi için uğraşan sadece ve sadece Türk devleti ve Türk milleti kalmış.”

BELGESEL YLAPILMALI

“TRT'nin de bu manada hem dünyanın iki yüzlülüğünü göstermek adına hem de mevzu insan hakları olduğu zaman Türkiye'nin nasıl hızlı bir şekilde çözüm bulduğuyla ilgili Suriye'nin Kemmune bölgesindeki briket evlerle ilgili bir belgesel yapmasını ve hatta bunun sadece Türkçe değil, başta Fransızca, Almanca ve İngilizce olmak üzere birçok dilde de yayın yapılması bu manada Türkiye'nin insanlığa dair borcunu ödeme noktasında nasıl centilmen olduğunu göstermesi açısından çok önemli olacaktır diye düşünüyorum.’’dedi.

HATAY’IN KURTULUŞ MÜCADELESİ ANLATILMALI.

Hatay'ın kurtuluşunun, Türk tarihinde çok önemli bir yere sahip olduğunu belirten Kaşıkçı, “Biliyorsunuz, uzun yıllar Fransız idaresi altında kaldı ama hiçbir zaman pes etmedi. "Ben de bağımsız Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bir parçası olacağım." dedi. Başta Tayfur Sökmen olmak üzere bu mücadelede çok önemli isimler var. Bu isimlerin çetin mücadelesi sonunda Hatay Fransızların elinden alınıp tekrar hak ettiği yere yani Türkiye Cumhuriyeti devletine bağlandı. O arada da bir on ay gibi kısa bir zaman bir devlet tecrübesi var Hatay'ın, bunu bu yönleriyle de anlatabilen bir belgesel eğer çekilebilirse çok iyi olur diye düşünüyorum.”

TÜRK MÜHENDİSLERİNİN BAŞARILARI İLE İLGİLİ YAPIMLAR YAPILMALI

“Yine, yapının sınırlarını zorlayan dev eserler, TRT Belgesel'de bir bir çekiliyor. Bu manada en son Çanakkale Köprüsü'nü bir belgesel hâline getirdiniz; elinize, emeğinize sağlık. Ben, geçtiğimiz günlerde Türkiye için çok önemli olduğunu düşündüğüm bir projeyi gittim, ziyaret ettim; Mersin Akkuyu Nükleer Güç Santrali. Burayla ilgili de bir çalışmanız var mı? Çünkü burası da önümüzdeki yıllarda gerçekten bitecek o yüzden bu aşamada, yapım aşamasında buranın çekimi bence çok yerinde olur diye düşünüyorum. DMAX'da dev yapılar isimli bir belgesel var, ben onu sık sık da takip ederim. Mesela, Marmaray'ı DMAX kanalında seyretmiştik. bizim Bu tür yerli mühendislik harikalarımızı artık TRT'de izlemek istiyoruz.” dedi.

ÖNEMLİ BİR TESİS VAR

Bu manada yine çok önemli gördüğü ve düşündüğü bir tesisin olduğunu belirten Kaşıkçı, “Bu tesis, yine bir kamu kurumu olan Eti Maden. Eti Maden, bor minareli içerisinden veya şöyle düzelteyim, bor mineralinin işlenmesi sırasında oluşan atıktan lityum karbonat elde etti. Aynı zamanda, gerçekten çok çevreci bir yaklaşımla o atığın içerisinden lityum karbonatı elde ettik. Bununla ilgili çok küçük bir fabrika kurduk, yıllık 10 ton işleme kapasitesi olan ve ürettiğimiz bu lityum karbonatı birkaç noktada denedik. Hatta geçen Eti Maden Genel Müdürümüz geldi, burada bize bir sunum yaptı. ASELSAN'A bağlı ASPİLSAN'a bu lityum karbonatı verdiler, onlarda askerlerimizin bataryalarında kullanması için pil yaptı ve çalıştı. Şimdi, nasipse yıllık 600 ton lityum karbonat üretecek yeni bir tesis kuruyoruz. İşte anlattığım bu hikâyeyi de bir belgesel formatına taşıyıp Türk milletine bir şekilde ulaştırmamız lazım diye düşünüyorum. Yine, bu da sizin kanalınız sayesinde olacaktır.”

 HÜSEYİN NİHAL ATSIZ TANITILMALI 

“Hüseyin Nihal Atsız Türk Gençliğine daha fazla tanıtılmalı ve hakkı artık teslim edilmeli. Türkiye'de resmî olmayan rakamlara göre en çok satan, en çok okunan kitaplar Bozkurtların Ölümü ve Bozkurtların Dirilişi adlı eserler, benim ifadem değil bu, Murat Bardakçı Hocanın ifadesi. Bu manada Türk tarihi içerisinde çok önemli bir münevver olan, Türk tarihinin tüm değerlerini kapsayan, kucaklayan, Türk gençliğiyle geçmiş yüzyıllardaki Türk karakterlerini buluşturan çok önemli bir yazar, entelektüel ve aydın olan Hüseyin Nihal Atsız'la ilgili de bir belgeselin yapılması, Hüseyin Nihal Atsız'ın tüm yönleriyle Türk milletine tanıtılması noktasında aynı zamanda Milliyetçi Hareket Partisi milletvekili olarak böyle bir ricada bulunuyorum. Sabahattin Ali'nin belgeseli TRT Belgesel'de var ancak biz Ruh Adam, Bozkurtların Ölümü ve Bozkurtların Dirilişi gibi eserleri yazan ve özellikle Kuruluş Osman, Diriliş Ertuğrul, Uyanış: Büyük Selçuklu gibi çok şahane ve gurur duyduğumuz yapımların da bugün altlığını oluşturan Hüseyin Nihal Atsız Hoca ile ilgili bir çalışma yok.O yüzden bu konuda artık bir hakkı da kendisine teslim etmemiz gerekiyor. Sabahattin Ali'yi söyledim. Sabahattin Ali'yle Hüseyin Nihal Atsız'ın tartışmaları var, o tartışmaları ben bugün KİT Komisyonuna taşımayacağım ama bu konuda sizden ayrıca bir ricada bulunmak istiyorum’’diye konuştu. (Haber Merkezi)