3 MUSTAFA, 9 EYLÜL İZMİR'İN KURTULUŞU VE EVRENSEL YANSISI 2 - Hatay Söz Gazetesi

3 MUSTAFA, 9 EYLÜL İZMİR'İN KURTULUŞU VE EVRENSEL YANSISI 2

  • Yazar :ALİ DAL
  • Eklenme Tarihi :18.09.2026 01:38

(BÖLÜM:2)

İZMİR'İM

Dağların hak etti, çiçek açmayı

Bayrağın gönderde yüzer İzmir'im

İşgalci güçlerin, koyup kaçmayı

Unutmayan tarih,  yazar İzmir'im

 

İşgaller sarmışken, dört bir yanında

Başkomutan, karşı durdu anında

Büyük Taarruz'da, er meydanında

Düşman kimyasını bozar İzmir'im

 

Üç Mustafa ile korkuyu atar

Yediden yetmişe cepheyi tutar

 Bozguna uğratır, önüne katar

Bayrağı göndere asar İzmir'im

 

Kuvvayı milliye, paşadan ere

Allah Allah diye çıkar sefere

Üç Mustafa ile erer zafere

Hürriyete ayak basar İzmir'im

*

İZMİR'İN KURTULUŞU

Sevgili okurlarım, 

Büyük Taarruz ve Başkomutan Meydan Muharebesi’nde yenilen Yunan ordusu, Uşak’ı, Eskişehir’i, Aydın’ı, Alaşehir’i, Turgutlu’yu, Ahmetli’yi, Salihli’yi ve Manisa’yı yakarak arkasında alev, duman ve kül bulutu bırakarak kaçtı.

2 Eylül 1922’de Yunan ordusunun yeni Başkomutanı Trikopis, Yunan 2. Kolordu Komutanı General Digenis, 4. Tümen Komutanı General Dimaras, 12. Tümen Komutanı Albay Kallidopulos, 13. Tümen Komutanı Albay Kaibalis de esir alındılar...

 Yunan birliklerinin bir kısmı teslim olurken bir kısmı da Bandırma yönüne çekildiler..

Yunanlar, 2 Eylül 1922’de ateşkes istediler. 3 Eylül 1922’de bu konuda Müttefiklere başvurdular. Bu istek, 4 Eylül 1922’de cephedeki Mustafa Kemal Paşa şöyle dedi:

“Anadolu’daki Yunan ordusu yenilmiştir. Bu ordunun yeniden direnmesi olanaksızdır. Bu nedenle Anadolu için herhangi bir mütarekeye gerek yoktur. Mütareke ancak Trakya için söz konusu olabilir. Eğer Yunan hükümeti 10 Eylül 1922 tarihine kadar doğrudan doğruya veya İngiltere aracılığıyla mütareke için başvurursa aşağıdaki şartlarla mütareke yapılabilir: 1. Mütareke tarihinden itibaren 15 gün içinde Trakya, 1914 sınırlarına kadar Türk memurlarına ve Türk silahlı kuvvetlerine teslim edilecektir. 2. Yunanlar 15 gün içinde Türk esirlerini İzmir, Bandırma ve İzmit limanlarında teslim edeceklerdir. 3. Yunanlar 3.5 yıldan beri Anadolu’da yaptıkları yıkım için savaş tazminatı vereceklerdir.”

8 Eylül 1922’de öğleden sonra 2. Ordu takip kolları Nif’i ele geçirerek düşmanın bir alay kadar kuvvetini İzmir’e doğru sürdükten sonra hızla Batıya ilerleyerek ertesi gün Kadifekale’den İzmir’e girdiler. 9 Eylül 1922 sabahı Süvari Kolordusunun I. ve II. Süvari Tümenleri Bornova’ya doğru ilerlemeye başladılar. Bornova yakınlarında Yunan kuvvetleri Türk, I. Süvari Tümenine ateş açınca iki Türk tümeni birlikte Yunan kuvvetlerine saldırdılar. Türk tümenleri saat 9.00’da Bornova’ya girdiler. Sonra da İzmir’e doğru hareket ettiler. Bu sefer de Darağacı civarında yerli Rumların saldırısına uğradılar. Bu saldırıda 4 asker şehit oldu. Buna karşın 2. Tümen 4. Alay Komutanı Yardımcısı Yüzbaşı Şerafettin Bey komutasındaki süvariler saat 10.00’da yalın kılıç ve dört nala İzmir Kordonboyu’ndan Pasaport İskelesi’ne girdiler. Burada atılan bir bombanın etkisiyle yaralanan Şerefettin Bey, yine de yoluna devam etti ve saat 10.30’da İzmir Hükümet Konağı’na Türk bayrağını çekti. Başka bir süvari birliği de Yüzbaşı Zeki komutasında İzmir’e girerek aynı saatlerde kışlaya Türk bayrağını çekti.

9 Eylül 1922’de İzmir Kordonboyu’nda Anadolu’dan kaçıp gelen çok sayıda Rum, yanlarına alabildikleri eşyalarıyla vapurlara binmek için bekliyordu. Kordonboyu ana baba günüydü. İzmir’e giren Türk ordusu buradaki Yunan er ve subaylarını esir aldı. İzmir Limanı’nda 3 İngiliz, 2 Fransız zırhlısı, 2 Fransız ve 2 Amerikan torpidosu ile 1 İtalyan kruvazörü vardı. Yunanistan’a Anadolu’yu işgal ettiren, gerektiğinde yardım eden ve İstanbul ile Boğazlardaki işgali sürdüren İngilizler, şimdi “tarafsız pozlarında” barıştan söz ediyordu.

 

Sevgili okurlarım, 

9 Eylül 1922 gecesini Belkahve’de geçiren Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, ertesi gün, 10 Eylül 1922’de üstü açık bir otomobille İzmir’e girdi. Ay yıldızlı Türk bayraklarıyla süslenmiş, zaferi ve kurtuluşu kutlayan Türklerin sokakları doldurduğu güzel İzmir, Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’yı bağrına bastı. İzmir’de büyük bir coşkuyla karşılanan Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’ya yurt içinden ve dışından tebrik telgrafları yağmaya başladı.

9 Eylül 1922’de Türk ordusunun İzmir’e girmesiyle İzmir kurtuldu, ama Batı Anadolu’da hâlâ düşman ordusunun kılıç artıkları vardı. I. Ordu’nun önünden İzmir’e doğru kaçan bazı Yunan asker ve subayları Urla ve Çeşme’ye doğru çekilerek direnmeye çalıştılar, ancak başarısız oldular. 16 Eylül 1922’de Çeşme’den bulabildikleri sandallarla ve gemilerle Anadolu’yu terk ettiler. Bu sırada Bursa’ya doğru ilerleyen Türk kuvvetleri ise 10/11 Eylül 1922’de Bursa’ya girdiler. Buradan Mudanya’ya doğru çekilen Yunan kuvvetleri kaçmaya fırsat bulamayarak (200 subay 6000 er) silah ve cephaneleriyle birlikte teslim oldular. (12 Eylül 1922). Düşmanın Bandırma’ya doğru çekilen 3. ve 10. tümenleri ise Kapıdağ Yarımadası’na sığındılar. 18 Eylül 1922’de bu kuvvetlerin iki alayı Erdek’ten vapurlara binerek kaçtılar. Böylece Anadolu tamamen düşmandan temizlendi.

*

Sevgili okurlarım, 

9 Eylül 1922’de İzmir’in kurtuluşu o sırada işgal altındaki İstanbul’da da büyük bir coşku yarattı. İstanbul’un yurtsever basını, İzmir’in kurtuluşunu manşetlerinden okurlarına duyurdu.  Üç Mustafa komutasında Yunan ordusunu yok etmiş ve Kurtulmuştuk..Bu alicenap millet, Mustafa Kemal sana ölünceye kadar minnettar olduğunu haykırırken, sevinçlerini gizleyemiyorlardı...

Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, millete 12 Eylül 1922’de İzmir’den yayımladığı beyannamesini şöyle bitirmişti:“Büyük, asil Türk milleti, Anadolu’nun kurtuluş zaferini tebrik ederken sana İzmir’den, Bursa’dan ve Akdeniz ufuklarından ordularının selamını da takdim ediyorum. TBMM Reisi Başkumandan Mustafa Kemal.”

*

Sevgili okurlarım, 

Özetleyecek olursak;

İzmir'in Kurtuluş günü olan 9 Eylül 1922  aynı zamanda;

*  26 Ağustos 1922’de Afyon Kocatepe’de başlayan Büyük Zafer yürüyüşünün Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın gösterdiği ilk hedefe ulaştığı gündür.

* Türk ulusunun vatanının, özgürlüğünün, bağımsızlığının ve geleceğinin kurtulduğu gündür.

* Emperyalizmin Türkleri Anadolu’nun ortasına sıkıştırıp ortadan kaldırma planının (Sevr Antlaşması’nın) yerle bir olduğu gündür.

 

* Yunan Megali İdeası’nın, Ege’nin (O zamanki adıyla Akdeniz’in) soğuk sularına gömüldüğü gündür.

* Yunan ordularına İzmir’i işgal ettiren, gerektiğinde destekleyen İngiliz emperyalizminin ve yerli, yabancı işbirlikçilerinin de yenildiği gündür.

*  Tüm ezilen, sömürülen mazlum uluslara kurtuluş yolunu gösteren gündür.

*

Bu duygu ve inançla,

Bu aziz vatanın bizlere kazandıran ve emant eden  Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e ve kahraman silah arkadaşlarına minnet ve şükranlarımızı arzediyor, aziz ruhları şadolsun diyoruz...

Bilhassa da vatansızlığı ve esareti tatmamış bu millete Yüce Rabbim ikinci defa İstiklal Marşı yazdırmasın!

NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE....