(Birinci bölüm)
Adalet şüphe (?!) taşır
Giyer cüppe (?!) dolaşır
Suçsuz ile (?!) dalaşır
Bu ne yaman (?!) çelişki
Bu ne menem (?!) ilişki
Terazi delik deşik
Gündüz kayboldu ışık
Suçlu cellada aşık
Bu ne yaman (?!) çelişki
Bu ne menem (?!) ilişki
İtham, iftira, talan
Hüküm sürüyor yalan
Kadınmış (?!) meğer çalan
Bu ne yaman (?!) çelişki
Bu ne menem (?!) ilişki
"Gece" gölge (!!) ararlar
"Kelde" kakül (!!) tararlar
Dönüp cennet (!!) Sorarlar
Bu ne yaman (?!) çelişki
Bu ne menem (?!) ilişki
*
Sevgili okurlarım,
Benim ülkemde; Bilhassa da, AKP'den, yani "A-ĞANIN K-AYMAKLI P-ASTASINDAN" yalanarak enseyi kalınlaştıranların doymayan (?!) gözleri ve pelteleşen (?!) muhakeme algısı; öyle bir hal alır ki,
Nahakı, HAK...
Hukuksuzluğu, HUKUK...
Ahlaksızlığı, AHLAK...
Haramı, HELAL...
inkarı, İKRAR...
Utancı, ÖVÜNÇ...
Lakaiti, LİYAKAT...
İftirayı, İFTİHAR...kavramlarıyla anlamdaş (!!) görmeye başlar..??!!
Sonrası malum..??!!
izahı mümkün olmayacak derecedeki (?!) zenginliklerine kılıf ararken, hatırladıkları gerekçeler;
ya "ANALARININ ÇEYİZ SANDIĞI...BABALARININ GÜMÜŞ YÜZÜĞÜ" gibi deliyi güldüren (?!) mavallardır..!!??
İnandırma oranı; elbette ki sıfır..!!??
*
Sevgili okurlarım,
Böyle bir girişi yapma nedenimi siz merak etmeden ben izaha çalışayım
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in, günlerdir meydanlarda bir araya gelen mahşeri kalabalık önünde, İstanbul eski Cumhuriyet Başsavcısı, çiçeği burnunda (?!) Adalet Bakanı Akın Gürlek’in sahibi olduğu 12 tapuyu sayıp dökerken, 1964 yılında vefat eden Ümran Nazif Yiğitler'in gazetelerde yazdığı röportajlardan, anılardan, gözlemlerden ve denemelerden müteşekkil kitaplardan alıntılar yapmakta...
Özgül Özel, kitabı şöyle özetliyor:
"Ümran Nazif Yiğitler, Cumhuriyetin ilk kuşak memurlarının hayatını yazardı. O sıralar çok yoksul Anadolu kentlerinde görev yapsın diye tayin edilen öğretmen, doktor, mühendis, vali, karakol komiseri, savcı ve hakimlerin ne çetin koşullarda görev yaptıklarını şu anlatıyla ifade eder:
“Maaş azdı...
İmkan yoktu...
Yol yoktu...
Çoğu zaman ekmek yoktu...
Ama vazgeçmek de yoktu...
Görev duygusu her şeyin üzerindeydi...
Cumhuriyet memuru, idealist, fedakar, yokluk içinde ama yüksek bir görev duygusuyla yaşayan insandı...
At sırtında, kimi zaman yaya; ama hep aynı inançla yaşardı.
Çünkü bir Memleket yeniden kurulacaktı”
★★★
Özgür Özel’in konuşmasını dinlerken Ümran Nazif’in yazdığı bu gözlemlerde; “Ülkemizin ne imkansızlıklar içinde kurulmuş olduğunu (!!) şimdi ise birilerinin, zengin oluşlarındaki "şaibelere" parmak basmakta ve milletin bilgisine sunmaya çalışmakta..??!!
...Ve gündeme taşıdığı ilk isim ise; çiçeği burnunda
Akın Gürlek'tir..!
DEVAM EDECEK....