(Bölüm:2)
Haramilik hali (?!) bir başka yara
Lokmanın merhemi, eylemez para
'Abdesti şüpheli' düşünce zora
Ya inanç pazarlar, ya çamur atar
Sözüme dahildir, hakanlar, hanlar
Anlamak isteyen azdan da anlar
Şahsi ikbalini (!!) esas alanlar
Ya görmezden gelir, ya yanlış tartar
Kan ile beslenen azgın yamyamlar
İnsan gibi gezen, vahşi hayvanlar
Namertlikte (!!) sınır tanımayanlar
Ya sırttan hançerler, ya pusu yatar
Ezcümle, zalimin zulmü var ise
Sağlam durmak düşer, sağ olan bize
Zalimin sonunu (!!) söyleyim size
Ya intihar eder, ya ölü çıkar
Ali Dal
18.07.2026/ANKARA
Sevgili okurlarım,
Siyaseti, zenginleşme aracı olarak görmekte, fırsatını bulduğunda, çanağını beytulmal ve kul hakkıyla doldurmaya odaklı siyasi vampirlere, şamar gibi cevap olacak "Ecevit'in devlete hibe ettiği 2 milyar dolarlık dede mirası"nı detaylıca sunma gereği duydum...
Sevgili okurlarım,
Girizgahımızı, "Ecevit ve Annesi Nazlı Hanım Kimdir?" sualini cevaplandırmakla başlayalım.
Türk ressam ve Türkiye Cumhuriyeti'nin 16. Başbakanı Bülent Ecevit'in annesi, padişah yaverlerinden kirat paşa'nın kızıdır..Dr.Fahri Ecevit
'in eşidir. Nazlı Hanım, meşrutiyet döneminde kızlar için açılan "İnas Sanayi-i nefise Mektebi"nin ilk öğrencilerindendir. Ankara ve İstanbul'da resim öğretmenliği yapmıştır. Her tarzı başarı ile fırçasına aktarmıştır. Mesleği ile ilgili derneklerde başkanlık yapmıştır. 1985 yılında Ankara'da vefat etmiş ve Ankara Cebeci Mezarlığına defnedilmiştir.
Bu miras, büyük dedesi Medine Harem Şeyhi Hacı Emin Paşa'dan, annesi ressam Nazlı Hanım'a, ondan da oğluna kalmıştı. Yıllar süren uluslararası mahkemeler, itirazlar... Nihayet 2005'te o büyük mirasın hakkı resmi olarak teslim edildi.Suudi Arabistan, Medine-i Münevvere. Mescid-i Nebevi'nin hemen yanı başında tam 110 dönüm arazidir.
Bugünkü gayrimenkul değeriyle yaklaşık 2 milyar dolardır..
Bu devasa miras mahkeme kararıyla Bülent Ecevit'in adına tescillenmesiyle birlikte,
Ecevit,, mirasla ilgili kağıtları eline alıp sessizce inceler... Sonra devletin yetkililerini çağırır.
"Ben bu işlerin hukuki boyutunu pek bilmem" deyip, kuruşuna dokunmaksızın ilgililere mahcup bir sesle. "Bunu Diyanet'e devredelim. Türk hacılarımız oraya gittiğinde konaklasın, millet faydalansın."der.
Bu devasa mirası devlete bırakan Ecevit bir süre sonra, sessizce, Or-An semtindeki kütüphaneli mütevazı dairesine yerleşir...Şair, siyasetçi, devlet adamı Ecevit, mütevazı yaşamıyla bu dünyadan sessizce göçtü gider...
Sevgili okurlarım,
Ecevit vefat ettiğinde geriye kalan malvarlığı...
Eski model bir daktilo. Kütüphanesinde bolca kitap ve ütülü ama yakası biraz aşınmış o meşhur mavi gömlekten ibaretti...
Şimdi düşününce insanın içine oturuyor..! Siyasetin bir zenginleşme kapısı sayıldığı, her şeyin parayla ölçüldüğü bir dünyada; Nazlı Hanım'ın oğlu Bülent Ecevit, sadece temiz bir ismin her şeyden değerli olduğunu hatırlatarak çekip gitti..!!
Sevgili okurlarım,
Merhum Ecevit'in, bu tertemiz yaşamından önemli kesitler alarak paylaşmış olmamın, asıl nedenini, günümüzün kire batmış bazı siyasi
vampirlerine göndermedir diyebilirsiniz..!!Elbette ki, "YEL KAYADAN NE ANLARSA..??!!"
O kadar...
*
DEVAM EDECEK...