(Bölüm:3)
Kim var ki, söyleyin çıkıp da tahta
Kendini ölümsüz göreni göster
Can baki kaldı mı, kralda, şahta
Ezrail'e rüşvet vereni (?!) göster
"Kul hakkı ve haram demeyip yutan
Beytulmala konan, servetler tutan
Kaçınılmaz ecelini (!!) unutan
Ebediyen.devran süreni (!!) göster
Kendine hak bilip, (!!) iftira atan
Allah'la aldatan, pusuya yatan
Haram dünyasına (!!) on saray katan
Son nefese karşı duranı (!!) göster
Kaçınmayıp "nefis" denen yılandan
Çalıp çırpıp, mülke katmış olandan
Beslenerek (!!) iftiradan, yalandan
Fetholmamış kale kuranı (!!) göster
Ölmemenin tek çaresi doğramak
Eğer doğmuş isen, (!!) vaki olur hak
İnanmazsan eğer, dön geriye bak
Elinde var ise, çareni göster
"Ölümsüzüm" deyip gitmekte isen
Keyfince menzile yetmekte isen
Ezrail'i ikna (!!) etmekte isen
Ecelin çarkını kıranı göster
*
Sevgili okurlarım,
Bundan önceki bölümlerde, devlet adamlığı ile vatan, millet sevgisiyle, israftan kaçınması ile sanatçı ruhuyla milletin zihninde ve tarihte takdire şayan iz bırakan Merhum Başbakanlarımızdan Bülent Ecevit'in müstesna yanlarını hatırlatmaya çalışmıştık...
Bu gün de bu minvalde duruş sergileyen devlet adamlarımızdan 11.Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer'in müstesna yönlerini satırbaşlarıyla paylaşmaya çalışacağım...
"11. Cumhurbaşkanımız Sayın Ahmet Necdet Sezer kimdir?" sorusuna satırbaşları halinde cevap verecek olursak,
Ahmet Necdet Sezer,
* Cumhurbaşkanlığı Masraflarını Kendi Cebinden Ödeyen Devlet Adamıdır...
* Ankara’nın o protokol yollarında, uzun konvoyların, sirenlerin ve şatafatın ortasında
acele etmeyen, öncelik istemeyen ve trafikte diğer vatandaşlar gibi bekleyen, Devlet Adamıdır...
* Yıllar boyunca bu ülkenin en yüksek makamında oturup, bir gün olsun, malına mal katmayan, çoluğuna çocuğuna imtiyaz sağlatmayan Devlet Adamıdır...
* Çankaya Köşkü’nün mutfak masraflarını bile devlet kasasından değil, kendi cebinden ödeyen,
Misafirlere ikram edilen çayın hesabını, suyun faturasını titizlikle kendi şahsına yazdıran Devlet Adamıdır...
* "Devletin malı deniz" diyenlere karşı, köşke kendi cebinden aldığı tasarruf levhalarıyla direnen Devlet Adamıdır...
* Görev süresi bittiğinde ise ne uzun konvoylar ne de zırhlı koruma orduları istemeyen Devlet Adamıdır...
* Görev süresi bittiğinde, valizini toplayıp, sessizce evine dönen Devlet adamıdır...
* Şimdi ise sokakta yürürken kimse onun eski cumhurbaşkanı olarak görmekten ziyade, kendi halinde, mütevazı bir emekli hukukçu olarak saygı gösterilen Devlet Adamıdır...
*
Sevgili okurlarım,
Emekli Cumhurbaşkanımız ve emekli hukukçumuzun, izlediği yaşam çizgisini hatırlayıp, günümüz Türkiye'sinde, makamların nasıl harcandığına bakınca; "Hey gidi, hey, ülkemizde ne adamlar gelip geçmiş" dememek, ne mümkün..!!
Ezcümle;
"Bazı insanlar koltuktan güç almak yerine,
oturduğu koltuğa kendi onurlarını verirler...Bazıları ise, koltuktan aldıkları güç ve cüretle davranıp: "İTİBARDAN TASARRUF OLMAZ" diyerek, israfın tozunu attırırlar..!!!
İşte size, örnek teşkil edecek bir devlet adamlığı örneği daha...
*
DEVAM EDECEK...