Sevgili okurlarım,
'Şüpheli (!) akılın' olmam tarafı
Tabip değil ise yaram sar demem
Tartarım, ölçerim, eylemem gafı
Hatır için 'Devlet aklı var' demem
Ağustos'un sıcağına kar demem
Sözün özü, öğütlüyüm ezelden
Doğru olanını derim tez elden
Emin isem, iyi, doğru, güzelden
Hatır için 'Devlet aklı var' demem
Ağustos'un sıcağına kar demem
Aynı şey diyemem, yayayla atlı
Zincire vur beni, değilsem haklı
Marifet sayamam, işlenen haltı
Hatır için 'Devlet aklı var' demem
Ağustos'un sıcağına kar demem
Dükkanımda doğru alır, satarım
Ham sözün üstüne, çizik atarım
Devlet derse; "şapı tuza katarım"
Hatır için 'Devlet aklı var' demem
Ağustos'un sıcağına kar demem
İktidarın, pusulasız (?!) gidişi
Olur olmaz, afra, tafra (?!) edişi
"Devlet aklı" değil, her bir deyişi
Hatır için 'Devlet aklı var' demem
Ağustos'un sıcağına kar demem
Yok diyemem, aç, açık ve perişan
Var oldukça, yoksullukla yarışan
Hakikattir, insanlığa yakışan
Hatır için 'Devlet aklı var' demem
Ağustos'un sıcağına kar demem
İktidarın, pusulasız (?!) gidişi
Olur olmaz, afra, tafra (?!) edişi
"Devlet aklı" değil, her bir deyişi
Hatır için 'Devlet aklı var' demem
Ağustos'un sıcağına kar demem
*
Sevgili okurlarım,
Son zamanda, şahsi ikbali esas alarak, zevzekliği paye edinen birileri "Devlet aklı” deyip duruyorlar...
Hakikaten söyler misiniz;
Nedir bu devlet aklı?
Zevzeklere göre, "Devlet aklı":
"Devletin varlığını düşünen ve bu yolda hareket eden bir akıl imiş..!"
Aslında bu tanım; "devletin tüm bürokrasisini, istihbarat servislerini, hatta, derin devleti" içermekte..!!??
*
Sevgili okurlarım,
Dikkatinizi çekti mi bilmem; şu son zamanlarda, “Devlet aklı” ifadesini, yenilgilerin, yanılgıların adresi olarak bilinen, "butlancı Kılıçdaroğlu"nun ekibinden Bülent Kuşoğlu Tespih etmekte..!!
Ne diyor Kuşoğlu;
"Türkiye’de 'Mutlak butlan' kararıyla çıkan kargaşanın 'Devlet aklı'yla gerçekleşmiş...
Ülkede her şeyi 'Devlet aklı' kurgulamakta..!!"
Sözü evirip çevirmeksizin, bu akla, çeyrek asırdır bu milletin ensesinden boza pişiren 'İktidarın aklı' demek, daha doğru olur..!
Eğer, sözü edilen bu akıl,
gerçekten “Devlet aklı” olsaydı, koskoca Türkiye'ye yaşatılan bunca perişanlıklar yaşanmış olur muydu?
Dahası, şu bizim 'etkisiz ve yetkisiz' siyasiler böyle birbirlerine girerler miydi?
Aynı şekilde, güven kaybına uğramış olan 'sözde Bağımsız Yargı' bu kadar ayağa düşer miydi..?
..Ve dibe vurmuş ülke ekonomisi bu denli çıkmaza girerken, millet böylesine derin bir yoksulluğa düşer miydi?
Neymiş efendim, Ülkede olan her şeyi “Devlet aklı kurguluyor” muş..!!
Madem, her şeyi “Devlet aklı” yapıyorsa, o “Devlet aklı” Türkiye’yi böyle kargaşa içine sokmayı, muhalefeti silkeleyip insanların umutlarını yok etmeyi amaçlamaya mı odaklı..?!
*
Sevgili okurlarım,
Hülasa, benim bu “Devlet aklı” dedikleri şeye aklım ermiyor doğrusu!
“Devlet aklı” diye bir şey olsaydı ekonomik, sosyal ve siyasi, hukuki ve içtimai durumumuz böyle mi olurdu?
..Ve Anayasa ve yasalar, bu denli acımasızca tahrip edilir miydi..!?
Bu “Devlet Aklı” her ne ise, Türkiye’nin iyiliğine mi, yoksa kötülüğüne mi çalışmakta, anlayamadık doğrusu..!
Sevgili okurlarım,
İşin esasını mı merak ediyorsanız, naçizane öngörümü paylaşmak isterim:
ABD'nin ukala büyükelçisinin , salyalı kusmasına baktığımızda, niyetin, hayra alamet olmadığını, Türkiye’de demokratik sistemin ortadan kaldırılmak istendiğini ve bu yolda çok mesafe alındığını gösteriyor..!!
Siyasi terbiyeye uymayan, bu hadsiz adam;
"Bölgede en iyi işleyen yönetim biçimi ‘Monarşi’dir' diyecek kadar küstahlaşırken, kendilerini 'dünya lideri' görenler, ağızlarını açıp da bu densize tek söz söyleyemiyorlar..!!??
Millet olarak, en ağırıma giden de bu cevapsız yutkunmaları..!!
NOKTA..!!