DİKTATÖRLER, HALKLARI TARAFINDAN ALKIŞLANIYORSA EĞER YUH BÜTÜN DİKTATÖRLERE - Hatay Söz Gazetesi

DİKTATÖRLER, HALKLARI TARAFINDAN ALKIŞLANIYORSA EĞER YUH BÜTÜN DİKTATÖRLERE

  • Yazar :ALİ DAL
  • Eklenme Tarihi :06.07.2026 12:41

"Korkuttuğu" halkın alkışlarına

Andavallı bakan diktatöre yuh

"Yeter !" diye şaha kalkışlarına Yumruğunu sıkan diktatöre yuh

 

Tetikçi kadıyla (!) hükümler veren

Mizahçı halkına cellat gönderen

Korkutarak (!) devranını döndüren

Kıran, döken, yakan diktatöre yuh

 

Aldatmaz aynadır halkın mizahı

Elbet her şeyin vardır izahı

Seçemez olmuş ki yakın, uzağı

İşi zora sokan (!) diktatöre yuh

 

Hani nerde insan hakkı, kul hakkı

Şehit, gazi hakkı, yetim, dul hakkı

Çoktan unutulmuş emek, el hakkı

Külli haram kokan diktatöre yuh

*

Sevgili okurlarım,

Diktatörlükler; genellikle tek parti veya baskın parti devletleridir. Tek parti veya baskın parti devletleri ve kişisel yönetim altındaki sivil hükûmetler gibi farklı türdeki rejimlerde iktidara gelen çeşitli liderler, diktatör olarak tanımlanmıştır.

İşte bu diktatörlerden biri olan  Augusto José Ramón Pinochet Ugarte, 1973 yılından 1990 yılına kadar Şili'yi dikta rejimi ile yöneten general olup,. 1973'ten 1998'e kadar Şili ordusunun başkomutanlığını, 1973'ten 1981'e kadar da Şili Cunta Hükûmeti'nin Başkanlığını yapmış ve ülkesinde estirdiği baskı ve zulümden dolayı halkı tarafından nefretle anılan isimlerden birisir..!!

*

Sevgili okurlarım,

İşte bu diktatörlerden biri olan  Augusto José Ramón Pinochet Ugarte, 1973 yılından 1990 yılına kadar Şili'yi dikta rejimi ile yöneten general olup,. 1973'ten 1998'e kadar Şili ordusunun başkomutanlığını, 1973'ten 1981'e kadar da Şili Cunta Hükûmeti'nin Başkanlığını yapmış ve ülkesinde estirdiği baskı ve zulümden dolayı halkı tarafından nefretle anılan bir isimdir...

Sürdürdüğü baskının, zulmün, acımasız uygulamaların halkı tarafından nasıl karşılık bulduğunu bizzat görmek üzere,

bir gün kılık değiştirip sinemaya gider.

Tebdili kıyafet olduğu için salonda kimse onu tanımaz...

Derken ışıklar söner, film başlar..

Filmin bir sahnesinde Pinoche'nin görüntüsü perdeye yansır.. Sinemadaki bütün seyirciler, ayağa kalkıp alkışlamaya ve Pinoche lehinde tezahürat etmeye başlar..!!

Pinoche, durumdan gayet memnun görünüp, koltuğuna yayıldıkça yayılır... Keyifle ve gururla perdeye bakarken, 

yan tarafındaki adam eğilerek Pinoche'nin kulağına 

şöyle fısıldar:

"Arkadaşım, salon sivil polis dolu. Bu pezevenk için kendini astırmaya değmez. Ayağa kalk ve sen de alkışla.!!!" 

*

 

Sevgili okurlarım,

Ya ondan önceki diktatörlerin ve ondan sonraki diktatörlerin  akıbetlerini merak etmemiş olamazsınız..?!

Tespit edebildiklerimi paylaşmaya çalışacağım:

 

İKTİDARDAYKEN ÖLENLER:    

Adolf Hitler (Führer): 30 Nisan 1945'te sığınağında intihar etti.

 

JOSEPH STALİN: 30 yıldan fazla Kremlin'in ev sahibi olan Stalin, 5 Mart 1953'te beyin kanamasından öldü.

 

ANTONIO DE OLIVEIRA SALAZAR: 

36 yıl Portekiz'in başında kaldı. 1968'de beyin travmasından, 27 Temmuz 1960'ta öldü.

 

FRANCISCO FRANCO: İspanyol diktatör Franco, 83 yaşındayken 20 Kasım 1975'te öldü.

 

MAO ZEDONG: Çin Halk Cumhuriyeti'nin kurucusu olan ve ülkeyi 27 yıl yöneten Mao 83 yaşında, 9 Eylül 1976'da öldü. 

 

KIM IL-SUNG: Kuzey Kore'nin "ebedi başkanı" Kim il-Sung da beyin travması geçirerek öldü. Yerine oğlu Kim Jong-il geçti.    

 

SÜRGÜNDE ÖLENLER    

İDİ AMİN DADA: Uganda'nın eski diktatörü (1971-1979) Sürgünde yaşadığı Suudi Arabistan'da, işlediği suçlarından yargılanmadan öldü.

 

MOBUTU SESE SEKO: Zaire'nin eski diktatörü sürgüne gönderildikten birkaç ay sonra 7 Eylül 1997'de Fas'ın başkenti Rabat'taki bir hastanede kanserden öldü. 

 

ALFREDO STROESSNER: 1989'da devrilen Paraguay'ın eski diktatörü, ülkesinde yargıya hesap vermemek için kaçtığı Brasilia'da 93 yaşında 16 Ağustos 2006'da öldü. 

 

POL POT: Kıyıcı Kızıl Kmer rejiminin (1975-1979) bir numaralı ismi Pol Pot, Kamboçya'nın balta girmemiş ormanlarında 16 Nisan 1998'de yaşlılıktan öldü.    

 

İDAM EDİLENLER    

BENİTO MUSSOLİNİ: 1922 ile 1943 arasında İtalya'yı yöneten Mussolini, İsviçre'ye kaçarken, kendisini tanıyan İtalyan partizanlar tarafından 28 Nisan 1945'te vurularak öldürüldü.

 

NİKOLAY ÇAVUŞESKU: 24 yıl boyunca Romanya'yı idare eden Çavuşeksu, devrildikten birkaç gün sonra karısı Elena ile birlikte Aralık 1989'da askerler tarafından kurşuna dizilerek idam edildi.    

 

MAHKUM EDİLEN YA DA HAKLARINDA DAVA AÇILANLAR    

 

SLOBODAN MİLOŞEVİÇ: Lahey'de uluslararası ceza mahkemesince savaş suçu, insanlığa karşı suç işlemek ve soykırımla suçlanan Yugoslavya'nın eski başkanı 11 Mart 2006'da davası sona ermeden hücresinde öldü.

 

SADDAM HÜSEYİN: Irak'ın ABD tarafından devrilen ve savaş suçu ve insanlığa karşı suç işlemekten, Kasım 2006'da asılarak idama mahkum edildi. 

 

MENGİSTU HAİLE MARİAM: Etiyopya adaletinin, 1977 ile 1978 arasında soykırım yapmakla suçlanan eski diktatörü Mengistu,1991'den beri Zimbabve'de sürgünde yaşıyor.

 

CHARLES TAYLOR: Liberya'nın eski devlet başkanı Sierra Leona için kurulan ceza mahkemesi tarafından savaş ve insanlık suç işlemekle suçlanıyor. 

 

JORGE RAFAEL VİDELA: Arjantin'in eski diktatörü Videla, adam kaçırma, işkence gibi suçlardan yargılandıktan sonra 1985'de ömür boyu hapse mahkum edildi.

 

MANUEL NORİEGA: Panama'nın eski lideri Amerikalılar tarafından 1989'da yakalanmış ve uyuşturucu kaçakçılığından 40 yıl hapse mahkum edilmişti olup, halen Florida'da cezasını çekmekte...

*

Sevgili okurlarım,

Diktatörlükler genellikle tek parti veya baskın parti devletleridir. Tek parti veya baskın parti devletleri ve kişisel yönetim altındaki sivil hükûmetler gibi farklı türdeki rejimlerde iktidara gelen çeşitli liderler, diktatör olarak tanımlanmıştır.

İşte bu diktatörlerden biri olan  Augusto José Ramón Pinochet Ugarte, 1973 yılından 1990 yılına kadar Şili'yi dikta rejimi ile yöneten general olup,. 1973'ten 1998'e kadar Şili ordusunun başkomutanlığını, 1973'ten 1981'e kadar da Şili Cunta Hükûmeti'nin Başkanlığını yapmış ve ülkesinde estirdiği baskı ve zulümden dolayı halkı tarafından nefretle anılan bir isimdir...

Sürdürdüğü baskının, zulmün, acımasız uygulamaların halkı tarafından nasıl karşılık bulduğunu bizzat görmek üzere,

bir gün kılık değiştirip sinemaya gider.

Tebdili kıyafet olduğu için salonda kimse onu tanımaz...

Derken ışıklar söner, film başlar..

Filmin bir sahnesinde Pinoche'nin görüntüsü perdeye yansır.. Sinemadaki bütün seyirciler, ayağa kalkıp alkışlamaya ve Pinoche lehinde tezahürat etmeye başlar..!!

Pinoche, durumdan gayet memnun görünüp, koltuğuna yayıldıkça yayılır... Keyifle ve gururla perdeye bakarken, 

yan tarafındaki adam eğilerek Pinoche'nin kulağına 

şöyle fısıldar:

"Arkadaşım, salon sivil polis dolu. Bu pezevenk için kendini astırmaya değmez. Ayağa kalk ve sen de alkışla.!!!" 

*

Sevgili okurlarım,

Şili Diktatörü Pinoche'ye yönelik bu anekdotu okuduktan sonra, günümüzde yaşananlara (??!!)  halkın gösterdiği reaksiyonunun, yani alkışın ve küfrün envanterini ortaya koymaya özen gösterdim..!!??

Bilirim ki zaman, her şeyin en doğru kararı verecektir..!!

 

Sevgili okurlarım,

Hani taşı gediğine koymak için bir özdeyiş vardır;

"ZULM İLE ABAD OLANIN; 

AHİRİ BERBAT OLUR..!!" diye...

*

Bu sözün ne denli yerinde söylenmiş olduğunu; daha önce yaşamış olan diktatörlerin, uğradıkları akıbetler

doğrulamaktadır...