Diplomalı hemşire, diplomasız doktora
"Tansiyon hastası" nın halini arz eyledi
Doktor;'Tuz yalat'dedi; benzin döküldü kora Sanki "Abdestsiz namaz" kılmayı farz eyledi
Doktor ısrar ettikçe, tuz yalatan sözünden
Tansiyon hastasının, kan çekilir gözünden
"Diploması zayolmuş, ekonomist" yüzünden
Millet yoksullaştıkça, "reyiz beg" haz eyledi
Can çıkmak üzereyken, yine "tuz" yalatıldı
Diri hasta, imama, ölü diye (?!) satıldı
"Cennetlik oldu" denip çukuruna atıldı
"Baş imam" aldatmayı kendine tarz eyledi
Azaldıkça sayanı, seveni ve öveni
Tuz yalatıp öldürür, O doktor seni, beni
Zarar verdiği halktan kaybettiği güveni
Camide saf tutarak, NASS ile şarj eyledi
*
Sevgili okurlarım,
Kıbrıs Gazisi Mehmet Ramiz Bakır'dan, Wattsap'tan, "DİPLOMASIZ DOKTOR" başlıklı bir anekdot aldım.
Bahse konu anekdotu okuduğumda, mükellef sofrada genire genire kalkan ve dişlerini kürdanla kurcalaya kurcalaya bulduğu mikrofonun başına geçip günde beş öğün; "ONLARIN KAFASI BASMAZ; BEN EKONOMİSTİM; BU İŞİN KİTABINI YAZDIM: FAİZ SEBEP, ENFLASYON SONUÇ" tekerlemesini "amentü" eyleyen zat-ı muhteremin ahvalini çağrıştırdı..!!??
Bahse konu anekdota yorumlarımı da katarak siz değerli okurlarımla paylaşmak istedim...
*
YORUMLADIĞIM GÖNDERİ ŞÖYLE:
Görevli hemşire:
"Hastanın tansiyonunu ölçtüm, biraz yüksekti. Hocaya durumu anlattım"
Hoca; "Tuz verelim," deyince, hayrete düşüp;
“Ama hocam” diyecek oldum,
- “Tuz ver kızım, benden daha mı iyi bileceksin?” dedi.
İstemeye istemeye (?!) hastaya bir kaşık tuz yalattım...!
10 dakika sonra bir daha ölçtüm;
..Ve: “Hocam tansiyon daha yükselmiş” dedim...
Hoca; “Bir daha tuz verelim." dedi,
Yüksek tansiyonu olana, tuz veya tuzlu bir şeyin verilmeyeceği, bilinciyle:
“Ama hocam bütün kitaplarda" diyecek oldum; hoca yine;
“En iyi ben bilirim bu işi; tuz vermeye devam et..!” dedi.
Hocanın kati akıl almaz (?!) ısrarıyla hastaya tekrar tuz vermeye devam edince, hastanın yüzü kıpkırmızı kesildi..! Öyle ki, bu yanlış uygulama yüzünden, artık hastanın gözlerine bakamaz oldum..?!
Bu suçluluk duygusuyla hastanın tansiyonunu bir daha ölçtüm...
O da ne..?! Tansiyon tavan olmuştu..!!
Bu tedirginlikle; “Hocam hasta gidiyor dedim...!!"
Bu uyarım üzerine; artık eminim tansiyon ilacı verecektir veya en azından tuz verdirmeyecektir sanmıştım, yanılmışım meğer..!!
Hoca, oralı olmadığını yansıtmaya devam ederek: “Hayır bu benim yöntemim, dünyada ilk kez ben uyguluyorum, daha çok tuz verin, "TANSİYON SEBEP, TUZ SONUÇ" dedi:))
Gözlerime inanamadım. Yine tuz verdik. Hastanın bilinci gitti..!! Peşinden can gitti..!!
Az sonra imama havale edildi..!! Sonradan bir de öğrendik ki, yüksek tansiyonu olan hastaya, "tuz yalatan (?!) doktorun tıbbiye diploması yokmuş:))?!
*
Ne diyelim; trajikomik tabirle son noktayı koyalım ve; "RABBİM, HASTALARI; DİPLOMALI İMAMA YAKIN; DİPLOMASIZ DOKTORDAN UZAK EYLESİN:))