Bilmez isen, haddini ve yerini
Gösterirler, görmediğin (?!) kaldıysa
Çığırdan çıkardın (!!) imanı, dini
Etmediğin, sormadığın (?!) kaldıysa
Hakikate nispet, (!!) attığın çalım
Doğru çıkmadı ki, (!!); alkış tutalım
'Kıymetlidir' diye, ölçüp, tartalım
Dökmediğin, kırmadığın (?!) kaldıysa
İnancı istismar (!!) var mıdır dinde
Hadsizlik, nobranlık, kin, kibir sende
Şüphem vardır (?!) ben insanım desen de
Söyle, zarar vermediğin (?!) kaldıysa
Kim örtünür, kim açılır sana ne
Hesap onun hesap; sana, bana ne
Ne bu had bilmezlik (!!), çürük bahane
Sağlama dön (!!); sende beyin kaldıysa
"Sevgili okurlarım,
Dünyada geçerli olan, genel kabul gören ve değişmeyen bir kavram vardır: Buna 'egemenlik hakkı' denir. Her devlet veya birey, bu hakkı kullanırken, hakka dair tüm kararları kendisi alır...
Başkalarının bu kararlara karşı çıkma hakkı olmaz, olamaz..!!
Mesela, milli bayrağının. oluşumuna, başkentinin neresi olacağına ancak ülkenin kendisi verir veya değiştirebilir...
Bu hususta, her birey ve her ülke, başkalarının yersiz itirazlarını, haksız eleştirilerini dikkate dahi almaz..!!
Bu ulusal usül ve esaslar, bütün dünyada geçerli olan kurallardır...
Bu hakikatlere rağmen, bahse konu hususta daha birkaç gün önce Türkiye’de, genelde asla kabul görmeyen ilginç bir olaya tanık olduk...İşin esasında, Türkiye olarak olayla hiç bir ilgimiz, alakamız yokken, iş bilmez, hukuk bilmez davranış sergileyen, durumdan vazife çıkarmaya kalkışan çapsız ve öngörüsüz idarecilerce adeta rezil rüsva edildik..!!
Bahse konu hikayeyi açacak olursak;
Azerbaycan Hükümeti geçenlerde,
'İlköğretim okullarında ve liselerinde, öğrencilerin ve öğretmenlerin başörtüsü takarak okula o giysilerle gelmesini yasaklayan bir karar' aldı.
Hani bizimkilerin, yıllar önce, ülkemize giydirdiği, ve adına 'türban, sıkma baş' denilen ve neredeyse İslamiyeti, içine sığdırılmaya çalışıldığı o nesne var ya işte o...
Bu kararı alan veya aldıranın, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev olduğu aşikarken ; Bizimkiler, 'Azerbaycan’ın ‘abisiyim!’ deyip, bu kararı duyunca adeta derlenip, tepki gösterdiler..!!
Müstakil ülke olan Azerbaycan'ın aldığı bu karara tavır alma haklarının olmadığını bile bile,
yerlerinde zıplamaları, anlaşılır şey değildir..!!
Bizimkiler güya, Azerbaycan'a baskı yaparak, alınan kararı iptalini düşünmüş gibiler...
Bu kararı iptal ettirerek:
‘İşte gücümüzü herkes görsün. Bastırdık ve Azerbaycan’ın bu hususta iptal kararını almasını sağlayıp, adeta onlara tükürdüklerini yalattık!..’ demeye hazırlanıyorlarmuş...!
Sevgili okurlarım,
Her konuşması olay yaratan Saray’ın başdanışmanı Oktay Saral; bu konuda da celallenip, başka ülke olduğunu bile bile, tepki anlamsız ve maksadını aşan repki göstererek şöyle diyor:
'Örtülü öğrencilerin eğitim hakkı engellenmiştir. Eğitim hakkı ideolojik dayatmalara kurban edilemez. Azerbaycan yönetimi bu uygulamadan derhal vazgeçmelidir. Gençlerin önüne böyle engeller konulmasın..!!'
Bu hususta Oktay Saral'ın hukuk bilmezliğini, AKP Bursa Milletvekili Müfit Aydın devam ederek:
'Azerbaycan hükümeti bu uygulamaya derhal son vermek zorundadır. Bu kararla İki ülke arasındaki kardeşlik ilişkilerine zarar verilmesin.'
Bu beyanatların verilmesinde,partili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip’in haberi yoktur, denilebilir mi, bu mümkün mü..??
Ayrıca, sazı eline alan yandaş basını susturmak, kolay mı..??
Yasağın kaldırılması için haber üretmeye çoktaaan başlayan, Beren mızıkacıları;
(Anadolu Ajansı, TRT, NTV, Sabah, Hürriyet, Haber Türk ve diğerleri...) bu haberin üzerinde tepinmeden rahatlamadılar..!!
Azerbaycan Devlet televizyonu, gösyerilen milli duruşa ve alınan karara dair, haberinde şöyle diyordu:
'Bu ülkenin kendisine özgü milli değerleri var. Biz bu kimliğimize Arap ve Fars kültürlerini sokmayız. Türkiye’deki iktidar temsilcileri Azerbaycan’ın iç işlerine ve egemenlik hakkına müdahale etme hakkına sahip değildir..!!'
Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, adeta ironi yaparcasına şunları söylüyordu:
'Herkes yerini bilsin, işlerimize karışmasın, bizim yaşam tarzımıza burnunu sokmasın. Herkes kendi halklarıyla ve devletiyle ilgilensin.”
Bu ağır sözlerin doğrudan kimleri hedefe koyduğunu anlamak için deha sahibi olmanıza gerek yoktur..!! Kendilerini dünya lideri zannedenlere yönelikti...
Sevgili okurlarım,
Galiba Bizimkiler hiç düşünmeden nasıl bir hata yaptıklarını iş işten geçince anlamış gibiler..!
Sonra ne mi oldu?
Bu defa bizimkiler Azerbaycan’a şirin görünme çabasına girip, güzellemelete başladılar:
Erdoğan'ı, işin başını çekerek, mesajında İlham Aliyev’e gönderdiği mesajında 'Gardaşım' diyerek buzları eritmeye çalıştığına tanık olduk...
Sevgili okurlarım,
Azerbaycan halkını hiç tanımamış gibi davranılması, meseleyi hangi noktaya getirdiğini gördünüz mü? Büyük çoğunlukla Sünni olmadıkları, örtünmediklerini hiç bilmiyor muy dunuz..?!
'İki devlet, bir millet' sloganını dilimizde düşünmediğimiz halde, halen KKTC’yi tanımamış olmasında hiç mi bir şey anlaşılmamış..?!
Noktayı, Temel'le koyalım: İdama mahkum edilip, darağacına götürülen Temel'e son sözünün olup olmadığını soran cellatlar şöyle diyor: Ha bu baaa bir ders olsun da..!!'