KURBAN KESMEDEN ÖNCE!

  • Yazar :ALİ DAL
  • Eklenme Tarihi :25.07.2022 10:41

Sevgili okurlarım;

Din alimlerinden, Kuran'ı esas alan ve Kuran emirleri dışında ki tevatürlere, dayanaktan ' yoksun ve şüphe arzeden yorumlara itibar etmeyen Prof. Dr. Merhum Yaşar Nuri Öztürk'ü, Prof. Dr. Bengi Başer'i. İlahiyatçı R. İhsan Eliaçık'ı ve İlahiyatçı Cemil Kılıç'ı daima müstesna tutmuşumdur. Konusu inanç olan yazılarımı yazarken de bu değerlerin yorumlarından ve içtihatlarından kaynakça olarak faydalanmayı öncelerim.

Zira, 20 yıldır ülkemde, siyasallaştırdığı dine ziyadesiyle zarar veren AKP şahsım iktidarının akıl almaz saptırmaları neticesinde, toplumda kuşkulara sebep olmuştur..!?

Bu girizgahın ardından, yazımın ana konusu olan; "Kurbanın bağımsız ibadet olup olmadığı" hususunda din alimlerinin açıklamalarını da esas alarak cevap aramaya çalışalım:

 PROF. DR. YAŞAR NURİ ÖZTÜRK:

‘‘Kur'an'ın Temel Kavramları’’ adlı kitabını ve Kurban’’ maddesini işaret ederek şöyle demiştir: 'her şeyden önce, Kuran'ın verilerine göre konuşursak, kurban bağımsız bir ibadet değildir, kurban bir sosyal yardım türüdür. Konunun özü, Hac Suresi 36-37. ayetlerinde şöyle ifade edilmektedir: '...O hayvanlar, yanları yere yaslandığı zaman onlardan yiyin; isteyen yoksulu da, istemeyen yoksulu da doyurun. Allah, o hayvanları sizin hizmetinize verdi ki şükredebilesiniz. Kurbanların etleri de kanları da Allah'a asla ulaşmaz, Allah'a sizin takvanız (tanrısal iradeye ters düşmekten sakınmanız) ulaşır...' buyurmaktadır.

 

Bu ayetlerden de açıkça anlaşılıyor ki, kurban ameliyesinde amaçlanan ve ibadet  olan husus; kan akıtmak veya et değildir; Gaye, Allah'ın gözettiği şey, kesilen hayvandan yoksulların sağladığı yarardır. Allah'ı et ve kanla ilişkili göstermek, olaya ‘Kan akmalıdır, kan akmasa maksat hasıl olmaz’ şeklinde ilkel ve paganist bir mantıkla bakmayı Kuran'ın asla kabul etmez..!

1. Kurban, İslam terminolojisinde infak (yoksula ve yoksuna yardım, sahip olunandan başkalarına pay çıkarma) denen ve Kuran'da altı sık sık çizilen paylaşmanın çok geniş çerçevesi içinde yer alan bir yardımlaşma şeklidir. Yardım ulaştırmada bir araçtır. Bu aracın yerine başka araçlar da konulabilir. Ama, örneğin namaz ve oruç gibi ‘‘bizatihi ibadet’’ olan farzlarda durum farklıdır. Onların yerine başka bir şeyi koyarak farzı eda etmiş olamazsınız. Bizzat din koyucunun açık bir beyanı olması hali, müstesnadır... Oysa ki, kurbanın da içinde yer aldığı infakta, yardımın muhatabını dikkate alarak çok değişik paylaşımlar ve katkılar işletilebilir. Önemli ve değişmez olan tek şey infak, yani muhtaç olana yardım ve destektir. Şöyle veya böyle, şunu veya bunu vererek... Esasen, geleneksel fıkıh da bunu, örtülü bir biçimde kabullenmesinden de anlaşılmaktadır ki, kurba farz bir ibadet olarak görülmemiştir. Kurban ameliyesinde ibadet olan, yoksula yardımdır. Yoksulun korunması, ona et vermek yerine başka bir şey vermekle daha iyi sağlanacaksa, o şeyi kurbana tercih etmek gerekir. Zaten kurban, Allah'ın hoşnutluğuna vesile olan şey anlamındadır. ve kurban bu anlamda tüm ibadetlerin ortak adı olarak kullanılmaktadır. O halde, örneğin ameliyat parası bulamayan bir yoksula kurban eti yerine o parayı vermek, Kuran'a göre daha üstün bir ‘kurban’ olacaktır.

Kısacası, kurban bayramı, yoksulun ve yoksunun imkán sahiplerinin varlıklarından pay aldığı bayramdır...

Allah'a, Kuran emri üzerine yaklaşılmalıdır. Kurban bayramlarında, çevrelerindeki yoksulların en acil ihtiyaçları neyse onu aramalı, sormalı ve kurbanlarının tutarını yoksulların o ihtiyaçlarını gidermek için harcamalıdırlar. Bunda başarılı olamayanlar, kurban paralarını Kızılay gibi, Mehmetçik Vakfı gibi, bağışın her kuruşunu en güzel biçimde yoksula, şehit ailelerine ileten kuruluşlara ‘hayvan kesimi istemiyoruz’' kaydıyla vermelidirler.

2. ‘Kurban, farz ibadet olmasa da, sünnet bir ibadettir’ tezi veya iddiası tutarlı olamaz. Böyle bir iddia sadece kurban konusunda değil, öne sürüldüğü tüm alanlarda tutarsızdır. Sünnetten söz etmek için öncelikle Kuran'da onun dayandığı bir farzın bulunması gerekmektedir. Kurban farz olmadığına göre, böyle bir durumdan söz edilemez. Söylenecek olan şudur: Kurban, farz olan infakın yer, zaman ve imkánlara uygun biçimde yerine getirilişidir. Uygulanan şekli, yoksulun ihtiyaç durumu belirleyecektir.

O halde ‘‘sünnet ibadet’deyimi, bilimsel olmaktan uzak bir deyimdir. Kuran dininin verilerine de ters düşmektedir.

3. Yasa koyucu, hiç vakit kaybetmeden, hayvanların modern uyuşturma yöntemleriyle kesimini zorunlu hale getirmelidir. Uyuşturarak kesim, hayvanı öldürmemekte, sadece acı duymasını önlemekte, ölüm yine kanın akması suretiyle vücut bulmaktadır. Uyuşturarak kesmenin ‘‘şer'i’’ olmadığı yolundaki yobaz fısıltısına itibar etmenin politik çıkardan başka hiçbir gerekçesi olamaz.

İslam dininde, Kur’an dininde hayvan kesmek diye bir ibadeti yoktur.”

diyerek, konuya Kuran'ı esas alarak açıklık getiren Prof. Dr. Yaşar Nuri Hocamızı rahmetle ve şükranla anıyor ve "kurban kesme" ameliyesinden önce, Kuran'ın yasakladıklarını, hepten kesilecek fiilleri işaret eden dizelere kulak verelim:

 

Önce keseceğin onca şey varken

Kurban diye, keçi, koyun kesilmez

Haram yerken, dedikodu ederken

Kurban diye, keçi, koyun kesilmez

 

Kul hakkı yemeye ederken devam

Şüpheli yollara olurken revan

Yalanla, yalanla verirken ziyan

Kurban diye, keçi, koyun kesilmez

 

Kesmen gerek, iftirayı, ithamı

Kesmen gerek, riya ile bühtanı

Kesmez iken, zincirleme hatanı

Kurban diye, keçi, koyun kesilmez

 

Hak kılıçtan keskin, kıldan da ince

Kul, yaşamı böyle sürmeli bence

Hepten kesilecek, riyadan önce

Kurban diye, keçi, koyun kesilmez

 

Kul hakkı yemeyi, hoş görmez Mevla

 O nedenle nahak olma evvela

Bilesin ki, haram sinmişse mala

Kurban diye, keçi, koyun kesilmez