Sevgili hemşehrim Abdurrahim Karakoç'un;
Beden ölür, çürür, Cana bakın siz
Kim, kiminle yürür, ona bakın siz
Bırakınız dönsün, dönme dolaplar
Haktan, hakikatten yana bakın siz"
dörtlüğünde ve bu dörtlüğe ithafen kaleme aldığım, dizelerde kimler ne anlar, bilemeyiz ama, biz yine de nakşedelim...
Üst başı yüz yılı görür faniler
Kimler, ne bırakmış (?!) düne bakmalı
Yalan olur, dizde derman , gözde fer
Beden çürütmeyen (!!) cana bakmalı
Saray, köşk, mülk, makam, onca şatafat
Kim almış götürmüş (?!) kaydına göz at
Duymaktan ziyade, kendin gör bizzat
Aslı her ne ise, (?!) ona bakmalı
"Allem, kullem" türü (?!) işten ziyade
Hepten taş kesilmiş (!!) döşten ziyade
Yalandan, yanlıştan, düşten ziyade
Hakikat gösteren yöne bakmalı
Asılsız söz, söylem, sonuca gitmez
Hinlikle (!!) başlayan, elifçe bitmez
Hak ve hakikatler, hiç mahçup etmez
Başı, sonu makbul yana bakmalı
Sevgili okurlarım,
Çeyrek asırlık "AKP ŞAHSIM İKTİDARININ" istibdatına (!!) rağmen, yayınlarını hakikatten, dürüstlükten sapmaksızın, sürdüren "Sözcü" gazetesinin çatal yürekli yazarlarından Necati Doğru Üstadım, 27 Ekim 2026 tarihli köşesinde, seçmeninden aldığı yetkiyi istismar ederek (!!) parti değiştiren, dönekleri "PATLICAN DALKAVUKLUĞU" deyimiyle köşesine taşıyıp, hiç değilse bundan sonraki seçimlerde, aynı gaflete düşülmemesine dikkat çekmiş..!!
Ancak, Necati Doğru üstadımın, "PATLICAN DALKAVUKLUĞU" teşbihine bir yönüyle itirazda bulunmak istedim...
Şöyle ki, patlıcan doğası itibariyle koyu renkli bir sebze olması cihetiyle, "kızarma, bozarma" gibi reaksiyon hallerini fazla belli eylemez..!!
Bu nedenledir ki, sıkıyı görünce, anında çark edip parti değiştiren dönekler için yapılmış, "patlıcan teşbihi" yerine, doğası gereği, baştan sona çizik yemiş "ACUR BENZETMESİ" yaparak, "ACUR DALKAVUKLUĞU"nda karar kalsaydı isabetli olurdu..!!??
Doğru üstadım, “Patlıcan Dalkavuğu” meselesinin tarihçesine değinerek şöyle özetlemiş:
"Bir ülkede bir padişah ve padişahın da bir dalkavuğu varmış. Padişah bir hususta düşüncesini değiştirmeye görsün,sarayın dalkavuğu, anında ağız değiştirip, padişaha iltifatta bulunurmuş...
Padişah bir gün, patlıcanı överek,
"Ah bu patlıcan!...Ne kadar leziz..!! Ne kadar nefis...Bu aziz patlıcanı yiyen çok şanslıdır.."
deyince, dalkavuk gerisini şöyle getirmiş:
“Patlıcanın dolması, oturtması, kızartması, turşusu, tatlısı bile olur. Patlıcan yiyenler akıllı, zeki, çok yücedirler....Hatta, en bencil, en zalim insana bir hafta patlıcan yedirseniz, "kimsesizlerin kimsesi’ olurlar...” demiş...
★★★
Ertesi gün Padişah!
"Ah bu patlıcan, ne kadar berbat, ne kadar tatsız..!! Bu yenir mi deyince, dalkavuk sözü padişahın ağzından alıp; “Patlıcanı öküzün önüne koy beğenmez, patlıcan yiyen bence kerizdir..” diyerek, patlıcan yemenin rezaletini anlatmış da anlatmış...
Dalkavuğun bu dönekliğini fark eden Padişahın tepesi atmış:
“Daha dün ‘patlıcana aziz’ diyordun, bugün ‘patlıcan yiyene keriz’ yaftası vuruyorsun. Bu ne hızlı döneklik, bu ne utanmaz fırıldaklık, bu ne soysuzluk..!!"
Dalkavuk, şöyle cevaplamış:
“Sultanım, ben patlıcanın dalkavuğu değilim, ben senin dalkavuğunum”
Sevgili okurlarım,
Dalkavuğun cevabına bakarsak, dalkavukluğun
"İnce meslek" olduğunu ve herkesin yapamayacağını söylemek gerekiyor..!!
Konumuza dönecek olursak, ceberrut iktidarın baskısına dayanamayıp, AKP saflarına geçen onlarca siyasi gibi, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da dalkavukluğun geçerli meslek olduğunda karar kılıp, partili cumhurbaşkanı elinde AKP rozetini yakasına takarak, dönekler safını sıklaştırmıştır..!!?? . Bence Dünya Dalkavuklar Federasyonu kurulsa Cemil Tugay’ı bu federasyon başına kayıtsız-şartsız başkan seçerler..!!??
★★★
Cemil Tugay!
2024 seçimlerinde, Dalkavukluğun 5 türünü, kıvraklıkla yapıp, Makam koltuğuna oturan kişi olarak hatırlanır olmuştur. !!
İktidar partisi başkanının gücüne boyun eğerek, bir bakıma “GÜCE DALKAVUKLUK”ta zirveye çıkan Cemil Tugay, bir ara şöyle demişti:
“AKP’ye geçersem eşim beni boşar, annem de “beni evlatlıktan reddeder..!!"
Neticede neler oldu?
“Dalkavukluğun 5 çeşidini” yapmaktan zorlanmayan Cemil Tugay , eşinin de hazır olduğu törende, güç sahibi İktidar Partisi Başkanı Tayyip Erdoğan’ın arzu ve isteğine düğmelerini ilikleyip, yakasına AKP rozetini taktırdı.
Hemen peşinden, İzmir halkına; “Tayyip Erdoğan olmazsa ben bir hiçim... Onun desteği ile İzmir’in sorunlarını çözüp halka hizmet getireceğim” demeye başlayan Cemil Tufay, "Karabağlar’da 440 hektarlık alanda kentsel dönüşüm. İzmir Körfezi’nin temizlenmesi. İkinci çevre yolu yapımı. Alt yapının güçlendirilmesi. Deniz ulaşımında elektrikli gemiler. Hazine garantili 500 milyon dolarlık teminat mektupları. Çiğli tramvayı, Karabağlar- Gaziemir metro hattı. Atık yönetim tesisi. Bunlar ve diğerlerinin kaynağını vereceğini söylediği Tayyip Erdoğan, bu kaynakları sanki babasından kalan mirasla verecekmiş gibi bir hava ettirmeyi sürdürüyor..!!
*
Sevgili okurlarım,
Ezcümle, üstat Necati Doğru'nun teşbihine göre "patlıcan dalkavukluğu"; bana göre "ACUR DALKAVUKLUĞU" yapmayı içselleştirmiş görünen
Cemil Tugay, İzmirlileri bu döneklik ile, "patlıcan gibi akılsız, fikirsiz, dikkatsiz, soru sormaz, kaynağın vergilerle oluştuğunu merak etmez, alık, aptal insanlar" durumuna düşürmüştür..!!
*
Duruşlarını tanıdığımız, sağduyularına inandığımız, Güzel İzmirliler, kimin, patlıcan veya acun dalkavuğu olduğunu, kimin fosil, kimin tortu olduğunu ve kimlerin balık hafızalı olmadığını ilk seçimde gösterecektir..!! Bunda kimsenin endişesi olmasın..!!!
NOKTA..!!!