Üç "Y" ile mührü kapıp vermeyen
Anamızı öptü (?!) çeyrek asırda
Haramdan öteyi zinhar görmeyen
"Yapacağın yaptı" (?!) çeyrek asırda
Yer üstünü yedi yedi (!!) bitirdi
Yer altını yer üstüne (!!) getirdi
Ne bulduysa (?!) üzerine oturdu
Kapacağın kaptı (?!) çeyrek asırda
Vatandaştım, haciz koydu ülküme
Kibrit suyu döktü (!!) , ömrüm köküne
Dibi haram, başı haram (?!) mülküne
Katacağın kattı (?!) çeyrek asırda
Daha da kapanmaz (!!) açtığı gedik
Ne kaldı ki, (?!) bükmedik ve eğmedik
Bir şey bırakmadı (!!) yağma etmedik
Satacağın sattı (?!) çeyrek asırda
*
Sevgili okurlarım,
Belki, gözlerinden kaçıranlar olur diye hatırlatmak istedim:
"Malum Mutfak Farelerinin" en hassas organları, her türlü (?!) kokuya duyarlı burunlarıdır..!!
Bugünkü “Şahsım Devleti”nin kaçınılmaz sonuçlarına dair dışavurumları AKP eski milletvekillerinden Şamil Tayyar tarafından aynen şöyle sıralanmış:
1) Siyasette, bürokraside, hayatın birçok alanında tuhaf bir dağınıklık. Yani Eşgüdümsüzlük had safhada..!!
2) Herkes ayrı telden çalıyor, senkronize değiller...!! Rant kargaşası, Yani paylaşımda doyumsuzluk..!!
3) Birbirleriyle sessiz ve derinden (?!) çatışıyorlar.
4) Kendi otonom yapılarını kurmuşlar. Küçük reisler oluşmuş..?!
5) Gelecek hesabı içindeler.(Dönekler, Yeni ittifaklar)
6) Fırsatı ganimete çevirmek istiyorlar.(Yolsuzluk)
7) Özel hesaplarını görüyorlar.(Kişisel hesaplaşma)
8) En yakınları bile Cumhurbaşkanı’nın gölgesini kendi azametleri sanıyor..Tayyar, bunu "Yakınlığın istismarı" diye tanımlıyor...
9) Vesaire....Tayyar, bir dikkat daha çekiyor ve şöyle diyor: "Herkes nitelemeleri, sadece İktidar yakınları için kullanılıyor
“Vesaire” yerine eklemeler:
9) Hiç kimse, kamusal ve özel yaşamlarında,
*
Sevgili okurlarım,
Şamil Tayyar'ın tespitlerine göre, Gelinen son nokta; Şahsım iktidarının " KARIN KAŞIYAN SİYASİ KOKOŞLAR" Anayasa, yasa, yönetmelik, yargı, dinlemiyor;.!! çünkü yargıyı partinin organlarından biri olarak görmekteler..!!
Ama Tayyar'ın şekvasına baktığımızda, bilhassa "KARIN KAŞIYAN SİYASİ KOKOŞLAR" sarayın gözüne girmek ve takdir edilmek için, her tür aşırı eylem ve söylemlerde yarışmaktalar..!
..ve yine Tayyar'ın rahatsızlıklarından bir başka husus ise, Adaletsizliğin, liyakatsizliğin ve kayırmacılığın yaygınlaşması ve hiçbir denetim kurumunun görevini yapamaz hale gelmiş olması..!!
*
Sevgili okurlarım,
AKP ŞAHSIM İKTİDARININ, Eski parlamenteri olan Şamil Tayyar''ın, parti içi kokuşmuşluğun hangisi abartılmış ki..?!
* Sömürü düzeninin, yolsuzluğun ve yağma olaylarının saklanamayacak ve dayanılamayacak düzeylere getirilmiş olmasında mı abartı var...?!
Geçim sıkıntısının, bütün halkı kırıp geçirmekte olması mı abartılı..?!
* Eğitimin çökertilmiş olması mı, insanların, özellikle de gençlerin gelecek umutlarının tükenmiş olması mı, istikballerini yurt dışınfda aramaya yönlenmeleri mi abartılı..?!
* Seçim sonuçlarının transferlerle değiştirilmesi mi, Milli İradenin saptırılması mı, Demokratik rejimin sekteye uğratılması mı abartılı..?!
Sonuç olarak“Şahsım Devleti”sorun çözmek yerine yeni sorunlar üretmeye devam etmesi mi abartılı..?!i
*
Önümüzdeki seçimlerde, AKP ŞAHSIM İKTİDARININ dibe vuracağını dair kokuyu şimdiden alan partinin "MUTFAK FAREĹERİ" yani yükünü tutmuş olan "KARIN KAŞIYAN SİYASİ KOKOŞLAR" gemiyi şimdiden terketmenin telaşına düşmüş gibilet..!!??
*
Nitekim, herkes karşılaşılacak olan hüsranlı sonuçların farkında olduğu için, yine de son bir hamle yaparak “Yeni Anayasa” önerilerini dillendirmeye ve halkın nabzını ölçmeye başlamış görünüyor..!!
Neymiş efendim,
Bu Anayasa ile “Şahsım Devleti”ni kuranlar ve ülkeyi bu hallere düşürenler (?!) ve buralara getirenler, şimdi “yenisini” yapacaklarmış..!!
İnandırıcılığını tamamen uzak olan bu aldatmaca (?!?!) hamaseti, Nasrettin Hocamızın Ezrail'e verdiği bir cevapla cevaplamak istiyorum:
Efendim, tellalın biri, sokakta, avazı çıktığı kadar bağırırken şöyle diyormuş:
"Ey ahali, duyduk duymadık demeyin...Yarın Ezrail aleyhiselam beldemizde gelerek her eve bir erkek çocuk armağan edecekmiş...Herkes yarın köy meydanında Ezrail Aleyhiselam'ı karşılamak üzere hazır bulunsun..!!"
Nasrettin Hoca, bu ilanı duyduğunda, içten içten şöyle mırıldanmış:
Ezrail, evdeki bir ayağı topal, bir gözü kör oğlumuzun elimizden almasın da, vereceği oğlan kendisinin olsun..!!"
*
ANLAMASI GEREKENLER, NASRETTİN HOCAMIZIN CEVABINDAN BİLMEM BİR ŞEYLER ANLAYABİLİRLER Mİ..?!
Şahıslarına mahsus 25 yıllık "pişkinliğe" bakılacak olursa, anlasalar bile, bu "pişkinlikle" anlamadan gelirler bana göre..??!!