TEMBİH, TELKİN, TECELLİ

  • Yazar :ALİ DAL
  • Eklenme Tarihi :16.07.2022 13:18

Sevgili okurlarım,

Bu yıl Kurban Bayramı arefesinde, günde 5 vakit ezanın okunduğu günümüz Türkiyesine, bilhassa çok yönlü baktığımda; toplumsal kırılmaların, bencilliklerin, sevgisizliğin, gaddarlığın, acı vermekten haz almaların, kin ve kibir halinin, paylaşma duygusundaki körelmenin, elle tutulacak hale gelişine, bayramın mistik havasını da katarak; böyle bir yazıda yoğunlaştım. Makaleye kalem oynatmadan önce, meseleyi; felsefi, psikolojiik, dini, pedagojik ve sosyal yönde irdelemeye çalıştım...

... Ve konuya, "TEMBİH, TELKİN, TECELLİ" başlığını koyarak başladım...

Kıssadan hisse alınacağı umuduyla,  aşağıdaki çalışmayı tamamlayarak, yazılı ve görsel medyada okurlarımla paylaşmak istedim...

Özümsenerek okunacağı umuduyla arz ediyorum...

(TEMBİH)

İkaz kelimesinin diğer eş anlamlı kelimeleri ise uyarma, ihtar, tembih, haberdarlık ve dikkat çekme kelimeleridir.

Dilimize Arapçadan geçmiş olan "Tembih" kelimesi, ''nebh'' kökünden türetilmiştir. "Nebh", özen göstermek ve dikkat kesilmek anlamına gelirken, tembih de birini mevcut tehlikelere karşı uyarmak ve ikaz etmek demektir. Bu kelime günümüzde daha çok, ''sıkı sıkı tembihlemek'' şeklinde kullanılır.

İkaz kelimesinin diğer eş anlamlı kelimeleri ise uyarma, ihtar, tembih, haberdarlık ve dikkat çekme kelimeleridir.

*

Gaflete yenik düşme, söz dinle Ademoğlu

Sakın ola Yaratan Yüce Rabbi unutma

Gördüğün kötülüğü, yaptığın iyiliği

Anında unut ama, asla kabri unutma

 

Yakup'un sabrı ile aşılmazı aşmak var

Öfke ile hırs ile düz yolda da şaşmak var

Yurtta ve cihanda barışa ulaşmak var

Kavgayı unut ama, sulhu, sabrı unutma

 

Küskünlük son bulmalı kurumadan mendilin

Barışta buluşmalı, uzanan iki elin

Hayat iksiri gibi kelam edecek dilin

Öbür ucu kem söze dipten bağlı unutma

 

Öfke ile hırs ile yıkma gönül bendini

Keşkesiz yaşam için gözden geçir kendini

Yüreğe yük ettiğin, kurşundan ağır kini

 İnadına taşıyan, kara bağrı unutma

*

(TELKİN)

“Bir şeyi hatırlatmak, bir inancı, duygu ve düşünceyi aşılamak” anlamındaki telkīn sözcüğü, Türkçe’de halk arasında “talkın” şeklinde de söylenir, Fıkıh terimi olarak ölüm döşeğindeki kişiye (muhtazar) kelime-i tevhidi veya kelime-i şehâdeti hatırlatmayı ve cenazenin defnedilmesinin ardından bir kişinin kabrin başında yüksek sesle ölüye iman esaslarını hatırlatmasını ifade eder.

Telkin; şuur dışı bir süreçte kişilerdeki belli fikirlerin ya da fiziksel bazı durumların değiştirilmesini sağlamak amacıyla verilen komutlar ya da davranışlar olarak da tanımlanabilir. Yani bilinçaltına yerleşmiş olan bazı düşüncelerin, kalıpların istenilen yönde değiştirilmesini sağlayan hareket biçimleri olarak da tarif edilebilir.

*

Gördüğün kötülüğü, yaptığın iyiliği

Unutan insan ol da; ifşa eden dil olma

Allah'ın ve ölümün, değişmez sahiliği

Değişmez Amentüdür; inkar gelen kul olma

 

Sapkın düşüncelerle alınmaz doğru karar

Sağlam inançta olan, Hakk'ı özünde arar

İncinse de incitmez, hoşgörüde barış var

Bu telkine kulak ver,  cevher iken pul olma

 

Kirlenmiş ruh arınmaz, "şüpheli abdest" ile

Sahip olmak esastır, ele, bele ve dile

"Yurtta ve cihanda sulh"; barışmaya vesile

Özdeyişten ders çıkar; sağır olma, lal Hayır

 

Hayır hasenat olmaz, insanlığın terkinde

Melanet hüküm sürer, beterin beterinde

Halisane niyetle yapılan her telkinde

Hisse çıkar kendine, hiç yere zeval olma

*

(TECELLİ)

Tecelli, herkesten gizlenmiş bir şeyin açığa çıkması ve belirmesi demektir.

Tecelli kelimesiyle eş anlamlı olan diğer kelimeler;

1- Aşikar olmak 2- Belirmek 3- Ortaya çıkmak

 Allah'ın kulları ve dünyanın düzeni hakkındaki takdiri de tecelli olarak tanımlanır.

Tasavvufta ise tecelli kelimesi farklı bir manaya gelir. Başta Niyazi Mısri ve Yahya Efendi olmak üzere birçok divan şairi, Allah'ın sıfatlarının dünyada zuhur etmesini tecelli olarak adlandırmıştır.

Tecelli kelimesinin, biri sözlük biri terim olmak üzere iki anlamı vardır.

Tecelli kelimesinin i

İlk anlamı: Gerçekleşmek, meydana çıkmak

İkinci anlamı: İmanın feyz yoluyla kulun kalbinde zuhur etmesi.

Var olan fakat kimse tarafından bilinmeyen bir şeyin ortaya çıkmasına tecelli etmek denir.

*

Tecelli. eder her şey, aslı ne ise öyle

O sebepten sözünü, kemale uygun söyle

Her neye bakarsan bak, gör insanlık gözüyle

Hayırlara yor gitsin, olmayanı, olanı

 

Başka dünyaya gitsen, seni bulur tecelli

Yine çıkar karşına, bilesin (!) tevekkeli

Bil ki, mukaddderatın, sonu başından belli

Kimse senden alamaz; bir metrelik alanı

 

Sadece dört metrelik kefendir ganimetin

Bin yaşamış olsan da değişmez akıbetin Ayaksız at üstünde, tek yön istikametin

Düşünmeye sevk eder, "şimdilik" sağ kalanı

 

Tembih, telkin, tecelli, böyle başlayıp biter

 Neler neler yaşanır, beterden daha beter

Defterde yazılanlar; mutlak tecelli eder

 Unutma!! can evinde, olacak son talanı