(Birinci Bölüm)
"Haydut, hırsız, hain" ezelden beri
Ar, haya taşımaz, vicdan taşımaz
Her iki dünyada (?!) yoktur değeri
Boş bedeni taşır(!) insan taşımaz
Aldığı, sattığı (!!) haram ve riya
Gündüzü kirletir (?!) gördüğü rüya
Kul hakkı yiyende, (!!) arama haya
Tespih, takke taşır; iman taşımaz
Kişide oldukça sağlam şahsiyet
Asla fire vermez, şeref, haysiyet
Zalimde arama, erdem ve izzet
"Yezitçe" düşünür, irfan taşımaz
Ararsan çareyi, (!) ehlinde ara
İş işten geçerse, eylemez para
Yezit'e yaklaşma (!!) azdırır yara
İnsanı İnciten (!) derman taşımaz
**
Sevgili okurlarım,
Malumunuz olduğu üzere,
Toplumumuzda; nokta atışı yaparcasına isabet kaydeden ve yerinde söylenen darb-ı meselelerimiz, yani özdeyişlerimiz, vardır ve bunlar çok söze gerek bırakmayan ve kısa yoldan ders veren bizim vazgeçilmez değerlerimizdir...
Bu girizgahtan sonra, bugün işleyeceğimiz konulardan biri olan,
"utanma ve utanmazlık" üzerine söylenmiş özdeyişlerden örnek vererek devam edelim...
İşte onlardan bir kaçı....
* Hırsız ev sahibinden baskın çıkar olmuşsa, ar damarı, orta yerinden çatlamış demektir..!?
* Yüzüne tükürsen, Nisan yağmuru yağıyor sanar..!?
* Eskiden, utanmak bir erdemdi. Görünen o ki, utanmazlığın alkışladığı çağdayız..! O nedenledir ki, günümüzde nefsin doyması, vicdanların susmasına bağlı hale geldi..!?
* Utanması olmayandan daha kıymetsizi olamaz..!!
* Akıllı insanın üç askeri vardır: Sabır, Utanmak ve Kanaat...(H.B.Veli)
* Utancı gidenin, kalbi de gider...!!
* Yasaların yasaklamadığını, utanma duygusu kontrol eder...!!
* Kendi kendisinden utanmayanlar, kimseden utanmazlar...!! (N.Ertaş)
* Utanmayı ve arlanmayı hepten atmış olanlar, manda derisinden de kalın yüz taşırlar...(Ali Dal)
* Utanmaz adamlar, yamuk karpuz gibidirler; asla düzgün dilim çıkmaz..!! (Ali Dal)
* Utanmak, yeryüzünün en güzel ahlakıdır...
* * *
Sevgili okurlarım,
Geçenlerde, sayfama "Yazar Vehbi Bardakçı" adı kişinin, 2025 yılında, "Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan'a hitaben yazdığı; "SARAYA AÇIK MEKTUP" başlıklı paylaşım, düştü...
Genel paylaşımının yapıldığı anlaşılan bahse konu mektubu ben de okumuş oldum... Ben de, yazımın içinde, bazı paragraflarından alıntılar yaptım...
"SARAYA AÇIK MEKTUP" şöyle başlıyor:
"Tayyip Bey,
Türkiye Cumhuriyeti‘ni biz sokakta bulmadık“ diyorsunuz...
En iyi yaptığınız şey budur biliyor musun!
Çünkü;
"Sana söylenmesi gereken ne kadar söz varsa, hepsini, daha erken davranıp başkalarına kendinizin söylemiş olması...
Baskın çıkma hali..!!
*
2025 yılında yazılmış bu mektupta, şöyle devam ediyor:
“Hırsıza hırsız olduğunu unutturursan, sana ahlak dersi verir“
**
Mektupta anlaşılan şey; iktidar mensupları;
"Devletin nimetleri 'Bize hak, size nahak' demek istemiştir..!!
Bir başka ifade ile, bebek katili, kırk yıllık terörist Başı ile “barış“ adı altında kendilerinin temasları, legal; başkalarının, mesela muhalefetin konuşması, ilkegaldir ve “terör örgütüne yardım ve yataklık“ suçuyla yargılanabiliyorlat..!!?? '
Aynı şekilde, İktidar mensuplarının, siyasallaştırdıkları yargı marifetiyle (?!)Türk ordusuna kumpas kurup, Mustafa Kemal’in yurtsever subaylarının ordudan ihraç edilmeleri ve zindanlara atılmaları"milliyetçilik"tendir...
FETÖ ile ortaklık bozulunca da Onların bu millete ihanetini, “aldatıldık“ diyerek, masumiyet haline büründürüp geçiştirilebiliyor..!!??
Nerede görülmüş böylesi "pişkinlik..??!!"
*
Sevgili okurlarım,
Mektup sahibi Vehbi Bardakçı;
Günümüzde sahnelenen siyasetle, 1400 önce uygulanan “Muaviye siyasetini“ benzeştirmiş de olabilir..!!
Zira, Muaviye de o zaman ticaret maksadıyla Kufe'den Şam'a gelen Hz Ali taraftarının erkek devesine el korken, “benim ‘dişi‘ dediğim deveye, Şam halkı ‘erkek‘ diyemez.!!" demişti...
Bu derece melunluk yapan Muaviye, İslamın bayrağı ve sancağı olmuş Hazreti Ali gibi bir şahsiyetin bile “İslam düşmanı“ olduğuna halkı inandırdığı dünyada, daha hangi zulümlere ve hukuksuzluklara, muhatap edileceğini (?!) varın siz öngörün..??!!
Sevgili okurlarım,
Günümüz Türkiyesinde uygulanan siyasetln, Muaviye siyasetine benzeyip benzemediğini varın siz hesap edin..??!!
Netice olarak; her türlü siyasi hovardalığa rağmen (?!) milliyetçi Müslüman postuna bürünüp; “biz Türkiye Cumhuriyeti’ni sokakta bulmadık“ demek, 'utanmayı' azat etmek olmaz mı..??!!
*
DEVAMI VAR...