(BÖLÜM :1)
Mizah koşar gelir, izah denince
On ikiden vurur, hedef şaşırmaz
Öyle manidar ki, (!!) inceden ince
Okyanusu dökse bardak taşırmaz
İzah zora düşse (!) yetişir mizah
Gahi amentüdür, gahi bismillah
İknaya çalışır (!) eylemez nizah
Maneviyat arar, değer düşürmez
Teraziyi bozmaz (!!) hicvi, alkışı
Başkadır mizahın rengi, nakışı
İsabet kaydeder (!) dobra bakışı
Kazanında yavan aşı (!) pişirmez
Hesaba katarak, gündüz geceyi
Bizzat adresinde arar gerçeği
Bin parça olsa da mizah merceği
Aslını yansıtır (!) asla şişirmez
Ali Dal
07.07.2026/ANKARA
*
Sevgili okurlarım,
Uygar ülkelerde hiciv ustaları, mizahçılar, yazarlar, karikatüristler, ozanlar susturulmak, tutsak etmek yerine bilakis önemsenirler, sevilirler, alkışlanırlar ve.el üstünde tutulurlar...Çünkü onlar, bulunduğu toplumların neşesi, rengi ve aynasıdırlar... Yaşamın güldürücü ve düşündürücü yanlarını ortaya çıkarıp, etkili dille hicveden, kıvrak zekalı cesur kişilerdir...
O sebepledir ki, demokratik ülkelerde onları hapse atmak yerine, mesaj verici hazır cevaplarından ziyadesiyle faydalanırlar....
Bilirler ki, mizahlar, sosyal, ekonomik ve politik dille, uyaran bir hiciv sanatıdır...
Hal böyleyken, Ülkemizin içtimai yönünü hicveden karikatüristlerin, fıkra ve espri yazarlarının, bu çalışmaları neden tehlikeli görülerek, suçtan sayılıp, yasaklanmaktadır ..??!!
Sanal alemin hükmettiği günümüz dünyasında, neler, kimlerden gizlenmek istenir ki..?!
Anlaşılır gibi değil..!!
*
Ezcümle Sevgili okurlarım,
50'li yıllarda bile bu denli hoşgörüsüzlük yoktu..!.Bizi kıskandıkları söylenen ülkeler, uzayı kontrole çalıştığı günümüz dünyasında, Ulus olarak da, devlet olarak da kendimize yabancılaşmamızda bir anormallik yok mu..??!!
Tekrar ülkemizde yaşananlara ve yaşatılanlara dönecek olursak;
Buna en subut delil olarak, Adalet Bakanının, işini-gücünü bırakıp, mizahçıları suçlayarak, savcılık soruşturması açmaktaki ceberrut tavrını gösterebiliriz..!!
Ne garip bir yaklaşım değil mi..?!
Tekrar ifade ediyorum:
Türkiye hiç bu kadar mizah yoksunu ve öfke volkanı bir ülke olmamıştı..!!
Mukayese etmek gerekirse,
katı bir rejimle yönetilen Otoriter Rusya’da bile mizah sanatının, en gelişmiş dallardan birisi olduğunu söyleyebiliriz...
Ya bizde?
Yönetim şekli "Cumhuriyet ve “Demokratik sistem" görünmesine rağmen, yaşananlara ve yaşatılanlara bakıp, “demokrasiden söz etmemiz mümkün mü..??!!
Hal böyle olunca da, "mizah bizim neyimize!" dercesine, söylenen her tevilli sözlerde, yapılan her şakada bir art niyet, bir kasıt, bir suç arayıp, ilgili, ilgisiz mana yükleyerek, demokratik ortamı elimizle yok etmek, sıradan sayılır oldu..!!
Genç komedyen Deniz Göktaş’ın çarpıtılan sözlerinin, suça evrilerek, başına getirilen musibetlere, bunun en canlı örneğidir diyebiliriz..
*
Sevgili okurlarım,
Zaten ülkemizde çeyrek asırdır
tutuksuz yargılama (büyük oranda) ortadan kalkmış durumda...
Gazeteciler, karikatüristler, siyasiler, tutuklanıp hapse atılıyorlar..!!??
Türkiyede, takribi kapasiteleri 200 bin olan cezaevlerine 450 bine yakın tutsak sığdırılması, başka nasılsın izah edilebilir ki..??!!
*
DEVAM EDECEK...