TÜRKİYE'NİN SURİYE POLİTİKASININ EVRİMİ VE GELECEKTEKİ ROLÜ - Hatay Söz Gazetesi

TÜRKİYE'NİN SURİYE POLİTİKASININ EVRİMİ VE GELECEKTEKİ ROLÜ

  • Yazar :ERDAL KESİN
  • Eklenme Tarihi :03.08.2026 12:33

Coğrafya sadece sınır hatlarından ibaret değildir, bazen tarihin akış hızı o sınırları yeniden çizer ve siz kendinizi bambaşka bir stratejik gerçekliğin tam ortasında bulursunuz. Türkiye'nin yirmi yılı aşkın süredir ilmek ilmek işlediği, bazen tıkanıp bazen büyük kırılmalarla yön değiştiren Suriye politikası, yakın geçmişte yaşanan o tektonik sarsıntıyla birlikte artık radikal bir kabuk değişimine uğradı. Hatırlayalım; iki binlerin başında öne sürülen o "Komşularla Sıfır Sorun" ideali, Şam'la vizelerin kalktığı o bahar havası, iki bin on birdeki halk ayaklanmalarıyla yerle yeksan olmuş ve Ankara kendini uzun yıllar sürecek bir kriz sarmalının içinde bulmuştu. Ancak yakın dönemde sahadaki dengeler öylesine büyük bir hızla değişti ki, eski ezberlerin tamamı hükmünü yitirdi.

Esad rejiminin nihai çöküşünü müteakip, yirmi dokuz Ocak iki bin yirmi beş tarihinde Şam'da düzenlenen tarihi Suriye Devrimi Zafer Konferansı, sadece Suriye için değil, Türkiye'nin güney sınırları için de yepyeni bir milat oldu. Suriye Genel Komutanlığı tarafından geçiş dönemi devlet başkanlığına atanan yeni liderlikle birlikte Şam'da kurulan bu yeni idari gerçeklik, Ankara’nın masadaki ve sahadaki tüm hesaplarını güncellenmeye zorladı. Bu büyük dönüşümün eş zamanlı olarak en kritik sacayağı ise, Türkiye’nin yıllardır sınır güvenliği ve beka sorunu olarak gördüğü PKK/YPG unsurlarının bölgeden tamamen tasfiye edilerek ayrılması oldu. Yıllarca Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı gibi sınır ötesi askeri harekatlarla terör koridorunu parçalamaya çalışan Ankara için bu yeni statüko, artık savunma odaklı bir askeri pozisyondan, bölgesel imar ve kurumsal kuruculuk rolüne geçiş anlamına geliyor.

Şam’ın koridorlarında esen bu yeni siyasi rüzgâr, bölgedeki saha çalışmalarında sıkça öngörülen o fiziki imar ve kurumsal diriliş senaryolarını kağıt üstünde birer plan olmaktan çıkarıp sahanın en somut gerçeği haline getirdi. Artık mesele sadece güvenli bölgelerde konut yapmak ya da okulları onarmaktan ibaret değil; Suriye'nin toprak bütünlüğünü tanıyan yeni yönetimle koordineli bir şekilde, ülkenin genel polis, asker ve istihbarat altyapısının sıfırdan ve profesyonelce kurulması hedefleniyor. Türkiye, emniyet teşkilatının köklü asayiş ve sivil polis eğitim tecrübesini Şam’ın yeni idari mekanizmalarına aktarırken, Suriye Milli Ordusu gibi yapıların düzenli, disiplinli ve profesyonel bir ulusal orduya dönüştürülmesi sürecine stratejik danışmanlık sağlıyor. Daha da önemlisi, PKK’nın bölgeden temizlenmesiyle oluşan otorite boşluğunun DEAŞ ya da benzeri radikal hücreler tarafından doldurulmaması adına, MİT ile yeni Şam yönetimi arasında istihbarat paylaşımı ve karşı istihbarat altyapısının kurulması, sınır güvenliğinin gelecekteki en güçlü kalkanı olarak tasarlanıyor.

Lafı uzatmayalım, peki sonuçta bizi ne bekliyor? Türkiye’nin Suriye politikası, romantik bölgesel tezlerden ve sınır hattındaki sıcak çatışma mecburiyetlerinden sıyrılarak, nihayet rasyonel, kurucu ve otonom bir devlet aklıyla buluştu. Yirmi dokuz Ocak iki bin yirmi beş vizyonu, Şam'daki yeni geçiş idaresi ve PKK'nın tasfiyesiyle yakalanan bu tarihi fırsat penceresi, doğru tahkim edilmek zorunda. Eğer Ankara, bölgedeki askeri ve idari tecrübesini, Suriye'nin yeni egemen yapısına saygılı ve uluslararası hukukla tam uyumlu bir diplomatik ortak akılla birleştirebilirse; yıllardır milyarlarca dolar harcanan bu güvenlik mimarisi, Ortadoğu’da kalıcı barışın, istikrarın ve mültecilerin onurlu geri dönüşünün en büyük güvencesi haline gelecektir.

 

Kaynakça

-Davutoğlu, A. (2007). Stratejik Derinlik: Türkiye'nin Uluslararası Konumu. İstanbul: Küre Yayınları.

-Suriye Genel Komutanlığı. (29 Ocak 2025). Suriye Devrimi Zafer Konferansı Geçiş Dönemi Deklarasyonu ve Cumhurbaşkanlığı Atama Kararı. Şam.

-Gümüş, A. (2026). Sınır Ötesi Terör Unsurlarının Tasfiyesi Sonrası Türkiye-Suriye Güvenlik Mimarisi. Uluslararası İlişkiler ve Güvenlik Çalışmaları Dergisi, 23(1), 45-68.

-Özdağ, Ü. (2017). Suriye'de Güvenlikleştirme ve Türkiye'nin Rolü. Güvenlik Stratejileri Dergisi, 13(26), 1-25.