Bazı ebeveynler, farkında olmadan çocuklarını bir projeye dönüştürür. Kendi yarım kalmış hayallerini onların omuzlarına yüklerler.
"Ben yapamadım, o yapsın... Ben okuyamadım, o okusun..." düşüncesiyle çocuğu sürekli ders çalışmaya zorlar, ondan hep daha fazlasını beklerler. Beklentiler gerçekleşmeyince de hayal kırıklığı yaşarlar.
Oysa çocukları için en iyisini yapmaya çalışırken, çoğu zaman en önemli soruyu sormayı unuturuz: "Sen ne istiyorsun?"
Kendi sesini hiç duymadan büyüyen çocuk, ileride başarılı bir yetişkin olabilir. İyi bir mesleği, yüksek bir geliri, parlak bir kariyeri de olabilir. Ama bir gün bütün hedeflere ulaştığında, içini tarif edemediği bir boşluk kaplayabilir. Panik atak, depresyon ya da tükenmişlik yaşayabilir. Çünkü hep başkalarının hedefleri için yaşamış, kendi hayatına hiç dokunamamıştır.
Ve sonunda kendine şu soruyu sorar: "Ben gerçekten kimim?"
Sevgili anne ve babalar;
Çocuklarınıza hedef vermeden önce onları dinleyin. Onları yönetmeden önce anlamaya çalışın. Çünkü çocuklar, bizim eksiklerimizi tamamlamak için değil; kendi fıtratlarını, yeteneklerini ve hayat amaçlarını keşfetmek için bu dünyaya gelirler.
Kendinize şu soruyu sorun:Size de çocukluğunuzda böyle davranılsaydı, mutlu olur muydunuz?