OKUL GÜVENLİĞİ EVDE BAŞLAR - Hatay Söz Gazetesi

OKUL GÜVENLİĞİ EVDE BAŞLAR

  • Yazar :HİDAYET ŞİŞKİN
  • Eklenme Tarihi :07.10.2026 14:50

Okul kapılarına güvenlik cihazları yerleştiriyor, polis görevlendiriyor, kameralar ve bariyerlerle tedbirlerimizi artırıyoruz. 

Çocuklarımızın fiziksel güvenliği elbette önemlidir. Fakat güvenliğin yalnızca kapıda başladığını düşünürsek asıl meseleyi gözden kaçırabiliriz.

Hiçbir cihaz, hiçbir polis, hiçbir dikenli tel; bir çocuğun içinde biriken öfkeyi, kaygıyı, hayal kırıklığını ve değersizlik duygusunu iyileştiremez.

Çünkü bazı yaralar kapıdan girmez. Çocuğun içinde büyür.

Bir çocuk kendisini evinde yeterince görülmüş, dinlenmiş ve değerli hissediyorsa hayatın güçlükleriyle baş etme kapasitesi de güçlenir. İlk güven duygusu ailede oluşur. İlk sınırlar, ilk sorumluluklar, sevgi, merhamet, saygı ve adalet duygusu da burada şekillenir.

Okul evde başlar.

Bu nedenle çocukların eğitimini yalnızca okula, öğretmene veya rehberlik servisine bırakamayız. Aile ve okul birbirinden bağımsız iki alan değil, çocuğun gelişimini tamamlayan iki önemli paydaştır.

Aile çocuğundaki değişimi fark edecek, okul bu değişimi görecek; gerektiğinde birlikte hareket edecek. Öğretmen çocuğun yalnızca notuna değil, yüzündeki ifadeye de bakacak. Anne-baba ise sadece “Derslerin nasıl?” diye sormakla yetinmeyip “Bugün kendini nasıl hissettin?” diyebilecek.

Çünkü çocukların bazı davranışları aslında bize söyleyemedikleri duyguların dilidir.

Öfkenin altında kırgınlık, içine kapanmanın ardında yalnızlık, ilgisiz görünen bir davranışın arkasında değersizlik hissi olabilir. Çocuğu yalnızca davranışı üzerinden değerlendirmek yerine, o davranışın ne anlatmaya çalıştığını anlamamız gerekir.

Burada toplumun sorumluluğu da başlar.

Çocuk, sadece ailesinin ve okulunun içinde büyümez. İçinde yaşadığı toplumun dili, değerleri, ilişkileri ve davranış biçimleri de onun dünyasını şekillendirir.

Bu yüzden çocuklarımız için güvenli bir gelecek istiyorsak yalnızca güvenlik önlemlerini değil, aile bağlarını, okul-aile iletişimini, toplumsal dayanışmayı ve değer eğitimini de güçlendirmeliyiz.

Çocuklarımıza sadece kuralları değil; sevgiyi, merhameti, sorumluluğu, adaleti ve vicdanı da öğretmeliyiz. İnanç ve iman, korkunun değil; iyiliğin, ahlakın, merhametin ve sorumluluğun kaynağı olarak çocuğun hayatında anlam bulmalı.

Çünkü güçlü karakter, yalnızca bilgiyle değil; sevgiyle, değerlerle ve güzel örneklerle inşa edilir.

Bugün çocuklarımızın okul kapısında ne kadar güvende olduğunu tartışıyoruz. Oysa belki de önce şu soruyu sormalıyız:

Çocuklarımız evlerinde ne kadar güvende hissediyor? Okullarında ne kadar değer görüyor? Yaşadıkları toplumda ne kadar anlaşılıyor?

Asıl güvenlik, yalnızca dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı korunmak değildir.

Asıl güvenlik; çocuğun sevildiğini, değerli olduğunu, ait olduğunu ve ihtiyaç duyduğunda yanında birilerinin bulunacağını bilmesidir.

Bu nedenle çocukları korumaya kapılardan değil, evlerimizden başlamalıyız.

Çünkü okul evde başlar; sevgiyle ve değerlerle büyüyen çocuk, yarının daha güvenli toplumunu kurar.