BARIŞ DİNİ İSLAM VE KURBANLA YAKINLAŞMAK

  • Yazar :Mehmet BİLGEHAN
  • Eklenme Tarihi :28.06.2022 09:57

Ey iman edenler! Hepiniz topluca barış ve güvenliğe (İslâm’a) girin. Şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır.

 

***

Kur’an-ı Kerim’in Bakara suresi, 208. âyeti de Allah Teâla: “Ey iman edenler! Hepiniz topluca barış ve güvenliğe (İslâm'a) girin…” buyruğuyla dinimizin barış dini olduğunu vurguluyor.

“İslam’a girme” sadece dillerimiz ile iman etmeyi değil; Allah’a kalplerimiz ile iman etmeyi, zahiren olduğu gibi batınen de Allah’a teslim olmayı ve O’na itaat etmeyi ifade eder.

“Barış dini İslâm” derken âyette geçen “silm” ifadesi kıraat farkı ile iki manaya gelmesindendir: Birinci mana ile kastedilen “İslâm’dır. Ayetteki “silm” kelimesinin ikinci manası: barıştır.

Bu nedenle, Öncelikle müminler birbirleriyle barışmakla yükümlüdür.

Sonrasında, barışı insanlık ölçeğinde tesis etmek de bu yükümlülüğün devamıdır.

Ancak asla unutmayalım; barış, güçlü olmakla elde edilebilecek bir şeydir.

Bu nedenle “barış” devlet ve millet olarak bize güçlü olmayı farz kılmıştır.

Aklınızdan hiçbir zaman çıkarmayın: Saldırgana boyun eğmek barış değil “zillet”tir.

Bu kelimede elbette “boyun eğmek, itaat etmek” anlamı vardır; ancak, bu kelime ile kastedilen yalnızca Allah’a boyun eğmek, onun huzurunda eğilmek ve itaat etmeyi ifade eder.

İki kişinin barışmasında da birbirine boyun eğip itaat etme anlamı vardır.

Ancak milletler mücadelesinde, diğer milletlerle barış içerisinde olmanın şartı güçlü olmaktır. Celâlli bir millet olmaktır.

Evet, barışa “Kurbanla Yakınlaşma”ya Kurban Bayramı’na yaklaştık.

Bugünlerde, bir Kurban Bayramı’nın bereketi daha düştü üzerimize.

Evet, bizim hayatımızda Kurban Bayramı'nın ayrı bir yeri, değeri ve önemi var.

Kurban Bayramı’nın kendisine has ayrı bir güzelliği ve her yıl bu güzelliği ile temayüz eder.

Barış dini İslâm’ın önemli şeâirinden bir sembolü kurbandır.

Evet, “Kurban” İslâm’ın önemli sembollerindendir.

Sözlük te “yaklaşmak, Allah’a yakınlık sağlam ya vesile olan şey’ anlamına gelen kurban, terim olarak, ‘İbadet maksadıyla belli bir vakitte belirli şartları taşıyan hayvanın usulünce kesilmesi, ya da bu şeki de kesilen hayvan” demektir.

Kurban imanlı Müslümanlar arasında bu anlamda barışa yani; karşılıklı itaate ve birbirini anlamaya da yaklaşmak demektir.

Şimdi konuyu kurbana getirecek olursak:

Öncelikle “Koç” bir semboldür.

Azim bir sadakatle teslim olan İsmail ‘in sembolüdür.

İmtihan, İbrahim’indir; İbrahim bir semboldür.

Evet, o da ebeveynlerin sembollüdür.

Ebeveynlerin ciğerpareleriyle imtihan edilmelerinin sembollüdür.

Allah’a verilen sözleri tutmanın sembolüdür.

Allah’ın emirlerini emrolunduğu şekilde yapmanın imtihanıdır. Evet, Allah’ın emirlerini emrolunduğu şekilde yapmalıyız!

Şükür ki kurban olarak “koç” kesmek var. Şükür ki bedel olarak cennetten bir koç gönderdi.

Aslında koç, Habil’in Allah’a takdim ettiği ve ateş tarafından götürülen kurbanlıktır.

Koçun boyuna çalınacak” keskin bıçak” da semboldür. Evet, “keskin bıçak” İsmail’in boynundaki bıçak, teslimiyetin sembolüdür.

Kurban da “Allah’a Yaklaşma” algısında: Başta Habil’in samimiyeti… Hz. İbrahim’in itaat ve sadakati… Hz. İsmail’in teslimiyeti… İslam’da varlıklı mümininler de Tıpkı Habil, İbrahim ve İsmail gibi samimiyet, itaat, sadâkat ve teslimiyet imtihanına tabi tutulur.  Kurban da bir ibadettir ve biz de “kurban”a bu şekilde Allah’a Yakınlaşma algısı ile bakmalıyız!

Kurban kesmeye niyetlenen bir mümin, Hz. Habil’in samimiyeti, Hz. İbrahim’in itaat ve sadakati,  Hz. İsmail’in teslimiyeti ile Allah’a karşı ihlas ile hareket etmelidir.

Unutmayın: Kurbanı Allah için alır ve Allah için keseriz. Kurban, bizim Allah’a olan muhabbetimizin de bir göstergesidir. Kurban için hayvanın en iyisini ve kusursuz olanını seçmek gerekir. Rabbim kurbanımızı kurbiyete vesile kılsın!

Unutmayın: Kurban, Hz. İbrahim ve Hz. İsmail örneğinde olduğu gibi ilahi emirlere kayıtsız teslimiyet göstergesi, yeri geldiğinde çok sevdiğimiz kazanım ve değerlerimizi, Allah’a kurban verebilme fedakârlığıdır.